Uydudan Değil Dünyadan Dünya Fotoğrafı

uzaydan dünyaYazının başlığı karmaşık bir o kadar da saçma gelebilir. Ama anlatacaklarım tamamen gerçek bir olaydır. Kanıtı da vardır. İşte başlıyoruz…

Uydudan çekilmiş fotoğraflar çok güzel durur. Aslında çok basit ve sadece bir şekilde çekilmiş bu fotoğraflar, ulaşılmaz oldukları için bize güzel gelmektedir. Çünkü böyle bir fotoğrafı bizim çekme imkanımız yoktur. Ancak yukarıda bir yerlerde olup da çekmemiz gerekmektedir. Ama bütün bu ön yargılarınızı kıracak bir şey söyleyim mi? Bu yanda gördüğünüz fotoğraf ne uydudan ne da başka bir şeyden çekildi. Bu fotoğraf 1500 dolarlık masraf yapan bir kaç kişilik çılgın bir öğrenci grubu tarafından çekildi…

Nasıl yaptıklarına gelince, ortada çok basit bir mantık var. Önce balonu helyum ile doldurdular. Sonra ucuna yalıtımlı bir kap içine koydukları basit bir fotoğraf makinesini yerleştirdiler. Ve yazdıkları yazılımla fotoğraf makinesi belli aralıklarla fotoğraf çekmeyi sürdürdü. Atmosfer dışına çıktıkça sıcaklık değişiminden etkilenmesin diye fotoğraf makinesinin yanına ısıtıcı koydular. Buraya kadar her şey güzel. Peki ya geri dönüş? Geri dönüş yolculuğu için pakette bir adet GPS vardı. Bu sayede fotoğraf makinesini düştüğü yerde bulacaklardı. İşte olay bunan ibaret. Balon yükseldi, yükseldi. Sonra belli bir yükseklikte balon patladı. Ve paket geri dünyaya döndü. Bu işlemler sırasında fotoğraf makinesi hep kayıttaydı. Balon toplam 44 km yerden yukarıya çıkmayı başardı. Ve yere düştüğünde, fırlatıldığı yerden 50km uzağa düştü. İnanılmaz değil mi? Ayrıntılı görseller aşağıda.

Bütün uçuşun videosu:

Daha fazla ayrıntı için site burada: http://space.1337arts.com/

Astronotlar Arıtılmış İdrar İçecekmiş

Teknoloji dur durak bilmiyor.Özellikle uzay araştırmalarında yüksek teknoloji kullanıldığı için,hiç de alışık olmadığımız teknolojileri buralarda görebiliyoruz.Son teknoloji ise idrar arıtma sistemi.İşte haber…

Arıtılmış idrar, içme suyuyla neredeyse aynı tatta. 250 milyon dolara mal olan teknoloji sayesinde istasyona içme suyu taşımanın mümkün olmadığı durumlarda astronotlar günlerce hayatta kalabilecek. NASA’nın sistem mühendisi Bob Bagdigian, “Suyu test ediyoruz. Kimsenin ciddi bir itirazı yok. Sadece hafif bir iyot tadı var, ama yine de insanı serinletiyor. Buzdolabımda bir şişe var” dedi. Endeavor Uzay Mekiği, yeni arıtma tesisini de içeren yükünü, Dünya yörüngesindeki Uluslararası Uzay İstasyonuna götürdü. Florida’daki Kennedy Uzay İstasyonu’ndan önceki gün fırlatılan mekik, dün hedefine vardı.  Astronotlar, 12 günlük görevde, UUİ’ye iki küçük yatak odası, yeni bir buzdolabı ve spor aletleri monte edecek.

Her ne kadar arıtılmış olsa da idrar içmek,hayal edince iğrenç bir şey.Astronot olup öyle uzay istasyonlarında gezecekseniz,bu tip şeylere de katlanacaksınız.Kaçış yok yani.Bize de sadece şunu söylemek düşüyor.Afiyet olsun…

3 gezegen daha bulmuşlar…

Cenevre Üniversitesi’nin düzenlemiş olduğu toplantıda 3 tane daha gezegen bulunduğu açıklanmış.Bir haber sitesinin gördüğüm bu habere yapılan yorumlar ise ilgi çekici idi.Okuyucular yeni bulunan gezegenlerde olması gerekenleri sıralamışlar.Para,mutluluk,huzur…Olmasını istemedikleri şeyler ise silah,savaş ve her türkü kötülük…Hep,millet olarak böyle şeylerde yeni birşey gelsin çok güzel olsun isteriz.Ama unutmayalım bir yerde insan varsa oraya istemediğimiz şeyleri götüren de insandır.Önce bulunduğumuz yeri temizleyelim sonra temiz yere geçelim.Burası pis deyip orayı da pisletmeyelim…Çok fantastik bir yazı oldu ama neyse hade.hehe

Plüton’un adı değişti.O artık “Plütoid”

Uluslararası Astronomi Birliğinden yapılan açıklamada, kararın, birliğin idari komitesinin Oslo’da yaptığı toplantıda alındığı bildirildi.

Karara göre, Güneş’in yörüngesinde Neptün’den daha uzakta bulunan göksel cisimler “plütoid”ler olarak adlandırılacak. Bu gezegenlerin “plütoid” adını alabilmeleri için hemen hemen küresel bir biçime sahip olmaları gerekiyor.

Şimdilik bilinen iki “plütoid”in Plüton ve Eris olduğu belirtildi.
(ntvmsnbc)

Phoenix;Rezalet,başarı,reklam…Birini seçin

Phoenix uzay aracı…Son günlerde bilim adına yaşadığımız en önemli olay belki de.Belki geleceğimizin ne olcağını belirleyecek belki de sadece bir hayal kırıklığı olarak tarihin tozlu sayfalarında kalacak….

1 haftadan fazla süredir sizlere Phoenix uzay aracı hakkında haberler veriyoruz.Fırlatılışı,Mars’a inişi, ve finalde de bozulması ile ilgili bir seri olay.İsterseniz sırayla hatırlayalım.

İlk olayda sanki Nasa böle birşeyi ilk defa gerçekleştiriomuş gibi Anaka kuşunun reklamını çok geniş kapsamlı yaparak büyük yankı uyandırdı bütün dünyada…Ama aslında bir sürü deneme yapılmıştı.En sonuncular….

nasa tarafından 10 haziran 2003’de fırlatılan spirit,
avrupa uzay ajansı’nın 2 temmuz 2003’te gönderdiği mars expressbeagle 2
ve japonya’nın mart 1998’de yolladığı (bu biraz yavaş gidiyor galiba) nozomi

Sonra tamam gönderdik Pheonix’i Mars’a.İndi dediler inmemiş çıktı.İnmedi dediler inmiş oldu.İletişim yok dediler,dedik bu da kayboldu,Düzeldi iletişim dediler he herşey tamam dedik bu sefer de robot kolunu oynatamadı.Şu yazıyı yazıdğım anlarda hiçbir problem kalmadı gibi görünüyor.Çalışsın Anka kuşu toprak da toplamaya başlamış zaten.Su falan bulursa kaza ile falan toplucam tası tarağı marsa göç edeceğim.Bu sıcak yaz güğnlerinde buz gibi ohh.Ne rahat….

Nitekim eminim ki bu kadar reklamın arkasında da birşeyler vardır.Artık en azından ben bir birey olarak yerli yersiz bu tip reklam kokan hareketler içerisinde başımı bir o tarafa bir diğer tarafa çevirip çevirip

-aa Nasa ne yapmış

-şuna bak Amerika neler geliştirmiş…psikolojisine girmek istemiyorum….

Burdan da Phoenix e sesleniyorum.İnşallah robot kolun kopar da toprak toplayamssın,pilin biter de fotoğraf çekemezsin.

Bir gün biz de yolluyacağız marsa araçlarımızı.Ama emin olun bizim yaptığımız ya hiç gitmez ya da gitse bile bozulmaz….

Türküm,Doğruyum,Uzaydayım

NASA, Cyberia Corporation, Virgin Galactic ve Dobadi.com ilginç bir ortaklığa imza attı. Yapılacak yarışmanın ardından bir Türkü uzaya gönderecekler…

Dobadi.com, üyeleri arasında başlattığı “Türkler Uzayda Kısa Film Yarışması”nda halk oylaması ile birinci olacak kişiyi uzaya gönderiyor. Son katılım tarihi 31 Aralık 2008 olan yarışmaya katılmak için bir kısa film (Cep telefonundan çekilen amatör kısa filmler bile kabul ediliyor) çekip göndermek gerekiyor.

2009 yılında uzaya gidecek olan “ilk Türk” aynı zamanda NASA eğitmenleri tarafından göreceği eğitimin ardından “İlk Türk Astronot” ünvanını da alarak tarihe geçecek.

(Hürriyet)