Gelecekte Enerji Üretimi

gunes-enerjisi-uzayGelecekten bahsetmek her zaman için zevkli gelir insana. Yok uçan arabalar olacak, yok ışınlanma olacak, yok her şey sanal olacak… Bütün bunların ötesinde hep en önemli noktayı kaçırıyoruz. Bütün bu çılgın icatlara enerjiyi nereden sağlayacağız. İşte bu yüzden enerjinin her şeyden önce geldiğini bir düşünmemiz lazım. İşte bu yüzden enerji en önemli şey.

Gelecekte nükleer santraller yerini çok daha temiz enerji biçimlerine bırakacak. Çünkü bu zamana kadarki teknoloji çılgınlığı, biraz olsun çevre bilincine kaymış durumda. İşte bu noktada devreye Japonlar giriyor. Dev bir proje ile geleceğin enerjisini üretmek için çalışıyorlar.

Japon bilim adamlarının üzerinde son çalıştıkları proje: Dev Güneş Panelleri ve Uzay Güneş Enerjisi Santrali… Bu projeye göre uzaya kurulacak dev güneş panelleri sayesinde, çok daha verimli bir şekilde güneş enerjisinden faydalanacaklar. Yörüngeye oturacak olan bu santral, dünyaya göre çok daha verimli çalışacak. Bu santral topladığı enerjiyi de dünyaya lazer ve mikrodalga yoluyla gönderecek.

Bu proje şu anda devam ediyor. Ve bitiş tarihi olarak 2030 yılı gösteriliyor. Eğer o günleri görürsek, Japonların 6 kat daha ucuza elektrik kullanacaklarını görürüz. Çünkü santralin kapasitesi 1gigavat yani orta ölçekli bir nükleer santral kadar.

Yaz Saati Uygulaması-29 Mart’ta Saatler 1 Saat İleri Alınacak

Kış artık geride kaldı sayılır.Her ne kadar “Mart kapıdan baktırır,kazma kürek yaktırır” atasözümüz olsa da kışı atlattık kabul ediyorum.Tabi yaz gelince ya da kış gelince yapılacak bazı işler var.Bunların bir tanesi de saat uygulaması.Yaz gelirken saatlerimi 1 saat ileriye, kış gelirken de 1 saat geriye alırız.Yalnız bu sefer durum bir başka.Çünkü yaz saati uygulamasına geçiş tarihi biraz kafa karıştıracak.Çünkü ertesi gün 29 Mart 2009 olacak.Yani 2009 yerel seçimlerin olduğu gün.

Ne gibi karışıklıklar çıkar diye sorarsak şu cevaplar yetecektir.Oy verme işlemine geç kalma ve bu yüzden oy kullanamama, ve bir diğeri de sabah erken oy vermeye alışık ve istekli vatandaşların kapılarda kalması.Bu yüzden siz siz olun bu seçimlerde ne çok erken ne de çok geç oy vermeye gitmeyin.Saatlerinizi de 29 Mart saat 03.00’da 1 saat Okumaya devam et “Yaz Saati Uygulaması-29 Mart’ta Saatler 1 Saat İleri Alınacak”

Türkiye’nin Petrol Haritası Halen Güncel Mi?

petrolİlk KezYayınlanan Türkiye Petrol Haritası…

Sultan Abdülhamid’in, hazırlattığı bir harita ile Güneydoğu’nun neredeyse tamamındaki yüksek ölçekteki petrol rezervini saptadığı belirlendi. Başmühendisin notu çarpıcı:

Haftalık haber dergisi Aksiyon’un bu haftaki sayısında yer alan habere göre Sultan II. Abdülhamid özellikle 1800’ün son çeyreğinde tüm dünyada gündeme gelen ve stratejik bir maden olduğu kabul edilen petrol için büyük çaba harcadı. Yetişmiş jeoloji ve maden mühendisi olmaması Devlet-i Aliye’nin elini kolunu bağlıyordu. Ancak uğruna savaşların çıkartılacağı, yeni bir dünya düzeninin oluşturulacağı petrolün ehemmiyetini anlayan Abdülhamid sıkıntıları kendi fedakarlıkları ile aştı.

Hazine-i Hassa’dan, yani padişahın şahsi malından ödenek çıkartılarak geniş kapsamlı bir petrol rezervi çalışmasına girildi. Sultan’ın kendi parasıyla yaptırdığı çalışmada yabancı ve yerli mühendisler yer aldı. Musul ve Bağdat havalisinde, Dicle ve Fırat nehirleri havzasında petrol taraması yapıldı. Alman maden mühendisi Paul Groskoph ve Habip Necip Efendi yönetimindeki araştırma ekibi çalışmalarını 22 Ekim 1901’de Sultan II. Abdülhamid’e sundular.

Bu zamana kadar söylenen ancak mahiyeti hakkında bir bilginin bulunmadığı “Sultan’ın petrol haritası” sadece Güneydoğu’da değil, Hakkâri ve Bitlis gibi illerde de petrol bulunabileceğini öngörüyor. Haritayı hazırlayan heyet, Bitlis Suyu denilen çayın kıyısı boyunca önemli petrol rezervleri tespit etmiş. Heyetin başkanı Paul Groskoph, petrol noktalarını tek tek tespit ettiklerini aktarırken, takip ettikleri güzergâhı da detaylı bir biçimde anlatıyor. Petrol havzasını dolaşan Paul, Siirt tarafında ve Dicle Nehri kıyısında zengin petrol rezervlerinin bulunduğunu belirtiyor. Dicle Nehri kıyısındaki noktalarda yeterli araştırmayı yükselen sulardan dolayı yapamadıklarını da raporuna ilave eden Paul, nehrin kıyısı dışında, Dicle’nin kıyı şeridi boyunca uzayıp giden yüksek dağlarda da petrol bulunduğunu kaydetmiş. Yine de o dönemin teknik imkanları açısından 900 metre yükseklikteki bu dağlardan petrolün çıkarılması ve nakliyatının zor olacağını eklemeyi unutmamış raporuna.

Güneydoğu Anadolu’nun neredeyse tamamı ve Doğu Anadolu’nun bir kısmını kapsayan petrol haritasında Diyarbakır, Mardin, Bismil, Hazro Çayı etrafı, Sinan, Batman Çayı etrafı, Dicle bölgesi, Midyat, Bedran, Tulan, Siirt, Botan Çayı etrafı, Habur, Fındık, Cizre, Habur Çayı etrafı, Bitlis Çayı kıyısı ve Hakkâri (Çölemerik)’de önemli petrol yataklarının bulunduğu kaydediliyor.

HARİTA İLK KEZ YAYIMLANIYOR

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da çalışmalarını tamamlayan heyet daha sonra bugün Irak sınırları içinde kalan merkezlerde petrol taramasına devam ediyor. Kerkük, Babagürgür, Zaho, Süleymaniye, Bağdat, Musul ve Altınköprü’deki petrol noktaları kilometre ve yerleşim yerlerine göre yön tayini yapılarak kayıt altına alınıyor. Raporda Kerkük ve şehre 15 kilometre uzaklıktaki Babagürgür bölgesinde yoğun miktarda petrol rezervinin bulunduğu belirtiliyor. Babagürgür bölgesinin II. Abdülhamid’in şahsî malı olduğu, ve bu topraklarda Türkiye’deki Nefçi ve Doğramacı ailesinin pay sahibi olduğu biliniyor. Ekip yaptığı tetkikler sonucunda en kaliteli petrolün Bağdat yakınlarındaki El-Kayra ile Mendel’de olduğu sonucuna da varıyor.

Ulaşımın Dicle’de sal üstünde, karada da at ve eşek sırtında yapıldığı bir dönemde aylarca süren bir çalışma sonunda Başmühendis Paul Groskoph, ince detayların yer aldığı raporun sonuna iki önemli noktayı da ilave etmeyi unutmuyor: “Dicle ve Fırat nehirleri havzasında zengin ve mühim petroller bulunuyor. Bunların işletilmesi ve pazarlanması için Bağdat’a uzanan bir tren yolu lâzım. 1889’da inşaatına başlanan ve 1902’de biten demiryolu petrolün Anadolu’ya taşınmasını sağlayacaktır. Bunun için ana hatta sadece birkaç ilave ek hattın yapılması yeterlidir.”

Başmühendisin ikinci notu ise iyi değerlendirilmesi durumunda bu petrol coğrafyasının gelecekte dünyanın en önemli merkezlerinden biri olacağı şeklinde.

Kısa bir zamanda bu kadar noktada tarama yaptırarak günün kıt imkânlarına rağmen petrol tespitini belgelendiren Sultan II. Abdülhamid’in saltanat ömrü petrol çıkartmaya yetmedi.

‘Sultan’ın petrol haritası’ Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve önümüzdeki günlerde kamuoyuna sunulacak olan “Osmanlı Döneminde Irak” isimli kitapta yer alacak. Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Budak, bu çalışmayla Irak’taki Osmanlı’yı kamuoyuna sunacaklarını belirtiyor. Kitabın editörlüğünü yapan Cevat Ekici de kitaptaki birçok belge ve çizimin, özellikle de petrol bölümündeki haritaların halen üzerinde çalışılmaya değer belgeler olduğunun altını çiziyor. “””””””””””tamamen alıntıdır….link

peki acaba bu harita halen güncel midir???Petrol fiyatlarının tavan yaptığı ülkemizde petrol çıkarsak kötü mü olur????Lütfen siyaset adamlarımıza bunları soralım hakkımızı arayalım artık!!!!!1

Elektrik üreten perdeler geliyormuş

Enerji gereksinimin giderek yükseldiği dünyamızda belki de ilerde gerekecek bir konsept: Kendi enerjisini üreten,tasarruf eden evler…

“Güneş kumaşı (solar textile) adı da verilen bu maddeler, Türkiye’de “günısı” diye bilinen güneş panelleri gibi fotovoltaik hücrelere sahip. Yarı iletken bu maddeler güneş ışığını tutarak bunu elektrik enerjisine çeviriyor.

MIT ekibi, ev perdelerini portatif, esnek, enerji biriktirebilen hale getirerek, enerji üretmesini sağladı.

Prototipi yapılan ve yenilenebilir olan bu enerji, gelecekte güneş gören tüm evlerde kullanılabilecek.”(ntvmsnbc)

Perdeleri kullanım amaçlarımız içinde güneşi engellemek de olduğuna göre engellediğimiz ışıkları geri göndermeden onlardan faydalanmak bizim için süper olacak bence.Bence fosil yakıtların da tavan yaptığı şu dönemlerde bu gibi ürünlerin daha fazla çeşitlenmesi lazım.Kullandığımız camlar bile elektrik üretsin walla.Yeterki faturalar az gelsin…Hatta elektrik satalım Tedaşa haha.

Dünyada Rüzgar Enerjisi Kullanımı

Dünya genelinde rüzgar enerjisi ile en çok enerji üretimi gerçekleştiren ülkelere bakıldığında ilk sırada açık ara farkla Almanya’yı görüyoruz. Almanya’yı İspanya ve ABD takip ediyor.
Türkiye ise sadece 51 MW’lik enerji üretimi ile listede 34. sırada. Böylesine temiz bir enerji seçeneği varken Batılı ülkelerin radyoaktif madde çöplüğü haline gelmeyelim. Nükleer enerji yerine yenilenebilir enerji kaynağı olan rüzgar enerjisine önem verelim!
Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Wind_power