Atom İşlemciler Daha Güçlü Olacak

Netbooklar için üretilen Atom işlemciler, daha az enerji ile daha çok işlem konsepti olarak piyasaya çıkmıştı. İlk olarak Asus tarafından ismini duymaya başladığımız Atomlar, sonraları diğer firmalar tarafından da yayılmaya başladı. Hem daha az ısınması hem de eskilerine oranla daha hızlı olması sebebiyle, netbooklarda sıkça kullanılıyor. Fakat durum biraz daha farklı bir boyuta geldi sanırım.

Intel ilk olarak sadece netbooklar için tasarladığı bu işlemcilerle daha ileriye gitmeyi hedefliyor. Intel Atomu daha geniş bir uygulama alanına özellikle de mobil alanlara doğru kaydırmaya çalışıyor. Tabi durum böyle olunca Atomlar gelecekte daha güçlü olacak demek yanlış sayılmaz.

Aslında Atomları hemen hemen heryerde görmeye başladık. Kasasız mini bilgisayarlar, netbooklar ve hatta sunucularda bile. Evet bazı yurtdışı lokasyonlu atom sunucular bile var. Daha az enerji tüketmesi taşınabilir cihazlar için bir avantaj olacağı için gelecekte de popüler olabileceğini söylememize gerek yok. Hatta atom isim değiştirip patlama bile yapabilir.

Neden Linux Kullanayım-Sisteminiz kararsız mı?

Linux yazı dizimize devam ediyoruz.

Sisteminiz kararsız mı ?
Hiç Windows çöktüğünden dolayı çok uğraştığınız bir işi kaybettiniz mi? Bilgisayarınızı normal yoldan mı kapatırsınız, yoksa bazen Windows başka seçenek bırakmadığı için güç tuşundan kapatmaya mecbur mu kalırsınız? Bilgisayarınızın çeşitli sebeplerden ötürü kapatılması gerektiğini söyleyen “mavi ekran”larla karşılaştınız mı?

Windows’un son sürümleri, özellikle “Professional” olanları eskisinden daha dayanıklı bir hale getirildi. Buna rağmen üstteki sorunlarla hâlâ sık sık karşılaşılır.

Tabi ki hiç bir işletim sistemi mükemmel değildir ve size işletim sistemim hiç çökmez diyenler kesinlikle yalan söylüyorlardır. Nitekim, bazı işletim sistemleri o kadar dayanıklı olurlar ki çoğu kullanıcısı çöktüğünü görmemiştir, yıllar sonra bile. Bu Linux’ta böyledir. İşte size bunu görmenin bir yolu. Bir sistem çöktüğü zaman, kapatılması veya yeniden başlatılması gerekir. Yani, bilgisayarınız uzun Okumaya devam et “Neden Linux Kullanayım-Sisteminiz kararsız mı?”

Çekirdek 2000 Yıl Sonra Fidan olcak…

İsrail’de yaklaşık yarım yüzyıl önce eski bir sarayın kalıntıları arasında bulunan ve bugün yeni bir fidana can veren hurma çekirdeğinin 2000 yaşında olduğu, gelişkin tarihlendirme teknikleri kullanan İsrailli araştırmacılarca doğrulandı.

Çekirdek, 1963-65 yıllarında Ölü Deniz’e bakan Masada kalesinin kalıntılarında yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında bulunan çekirdeklerden bir tanesi. Kral Herod tarafından yazlık ikametgah olarak yaptırılan Masada, İsrailliler için bir kahramanlık sembolü olarak görülüyor. Çünkü kaleyi savunan Yahudi askerler, 2000 yıl önce ülkeyi işgal eden Roma ordusunun eline düşmemek için kendilerini uçuruma atarak intihar etmişle

Kudüs’teki Hadassah Tıp Organizasyonuna ait Louis N. Borick Doğal Tıp Araştırma Merkezinden Sarah Sallon yönetimindeki ekip, 40 yıldan fazla bir süredir oda sıcaklığında tutulan bu çekirdeklerden beşini deney için aldı, ikisi üzerinde karbon izotop testleri yaparak yaşlarını belirledi ve geriye kalan üçünü toprağa ekti. Bunlardan yalnızca biri filizlendi.

İncil’deki en yaşlı insan Methuselah’ın adı verilen filiz, 26 ay sonra bugün 1,25 metre boyunda sağlıklı bir hurma fidanına dönüşmüş bulunuyor. Karbon testleri, Masada’daki Kuzey Sarayı’nın giriş yolunda bir arada bulunan çekirdeklerin, artı ya da eksi 50 yıllık hata payıyla 2000 yaşında olduğunu ortaya koydu.

Kayıtlara göre Kral Herod’un sarayı 2044 yıl önce yaptırdığına işaret eden araştırmacılar, yayımladıkları makalede de bu durumda Methuselah’ın “anne ve babasının” meyveleriyle Romalılara teslim olmaktansa ölümü seçen Yahudileri beslemiş olduğunu belirtiyorlar.

Tarihi kayıtlara göre bir zamanlar “Hayat Ağacı” olarak adlandırılan Yudea hurması ormanlarının Ürdün vadisini kaplamasına karşın, İsrail bugün hurma ithalatçısı bir ülke.

Eğer Methuselah “büyüyünce” dişi çıkarsa “türleri yeniden canlandırma” çalışmalarına destek sağlamış olacak.

Ağacın dişi olması halinde Sallon ve ekibi, bu hurma türünün eskilerin inandığı gibi tıbbi özellikleri bulunup bulunmadığını da belirleyecek. Ancak bunun için araştırmacıların, ağacın cinsiyetinin belli olacağı 2010 yılını beklemeleri gerekecek.

Sallon, ağacın dişi çıkması halinde adını “Bayan Methuselah” olarak değiştireceklerini belirtiyor.
(ntvmsnbc)

CERN’de büyük deney başlamak üzere

Dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma merkezi CERN (avrupa nukleer arastirma organizasyonu) uzun süredir beklenen LHC deneyi için start verildi. İki bin ton ağırlığındaki devasa mıknatıs, Fransa-İsviçre sınırının 100 metre altından geçen 27 kilometre uzunluğundaki tünele yerleştirilecek.

Mıknatısın CERN‘e ait tünele yerleştirilmesi işlemi sabahın erken saatlerinde başladı. İşlem, hiçbir sorun çıkmazsa yaklaşık 11 saat sürecek.

Peki bu deney neyi amaçlıyor ?

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) isimli parçacık hızlandırıcısında, atom çekirdeğindeki protonlar çok yüksek enerjiyle çarpıştırılacak. Şimdiye kadar inşa edilen en büyük ve en yüksek enerjili parçacık hızlandırıcısı olan LHC’deki çarpışma sonucunda ortaya çıkacak parçacıkların evrenin işleyişindeki rolleri incelenecek.

 

LHC’de protonlar, tünelin çevresine de yerleştirilen süper iletken mıknatıs parçaları tarafından yönlendirilecek. Böylece zıt yönlerde dönen iki proton ışını üretilecek. Bilim dünyası, çarpışmalar sonunda şimdiye kadar keşfedilmemiş yeni parçacıkların açığa çıkmasını bekliyor. Deney, evrenin başlangıcını oluşturan “Büyük Patlama”dan (Big Bang) sonra ortaya çıkan büyük enerji yoğunluğunu tekrar yaratarak parçacıkların yine ortaya çıkmasını sağlayacak. Böylece fizik modellerinin temelini oluşturan ve parçacıklara kütle özelliğini veren “Higgs” parçacığı da tekrar ortaya çıkarılıp gözlemlenebilecek. CERN, 12 Avrupa ülkesi tarafından 1954 yılında kurulan ilk parçacık araştırma laboratuvarı.

Ülkemiz maalesef yılda 6-7 milyon $ lık masraftan kaçınarak buraya üye olmamıştır zamanında. Türkiye’nin ne zaman üye olacağı sorusuna ise “zamanı gelince” cevabı verilmiştir.