Yalnız Olmak mı, Yalnız Kalmak mı?
Tarih:24 Ocak 2010
Etiketler:çiçek, hata, kaldırım, mutluluk, Nedir?, sokak, suçluluk, yalnız kalmak, yalnız olmak, yalnızlık
Her şeyden kaçmakla başlıyor her şey. Aslında yalnızlık değil bunun sebebi, yalnız olmak. Bir seçim. Yalnızlığı seçersiniz. Ya da yalnız kalırsınız. Herkesin, kalabalığın, coşkunun, hayatın belki de mutluluğun tam da ortasında yalnız kalırsınız. Ya da çoktan yalnız olmayı seçmişsinizdir. Bir paragrafta bile bu kadar iç içe olabilen bu iki şey o kadar farklı ki birbirinden. Ama aynı zamanda o kadar iç içe…
Düşünüp durursunuz, yalnız olmayı seçtik ya, ya da yalnız kaldık ya… Bol bol vaktiniz vardır düşünmeye. Çünkü halen yalnız değilsinizdir. Kendi kendinizle yeni bir dünyada buluşursunuz. O unuttuğunuz kendinizle, en güçlü, en özel şey ile… Yani kendinizle…
Onun kadar kimse üzemez sizi başka, ya da onun kadar kimse mutlu edemez. Onun üstüne kimse yoktur. İşte yalnızlık böyle bir şeydir. O güçlü şey ile baş başasınız artık. İster savaşın isterseniz sevişin, hiç fark etmez. Onu kandıramazsınız, ondan kaçamazsınız. İşte yalnız olmak budur. O güç ile birlikte aynı yerde olabilme gücüdür.
Gelelim yalnız kalmaya… İşte yalnız kalmak da bunun tam tersidir. Bir terk ediliş, bir düşüştür. İşte o zaman kaçamadığınız o güç ile berabersiniz şimdi. Yani kendinizle. Ama yalnız olmak yerine yalnız kaldığınız için, kaçmak istersiniz. Kendinizi kandırmaya devam edersiniz.
İşte hep iç içe, arasındaki o ince çizgiyi yakaladınız mı? Yalnız kalmakla baş edebilirsen, yalnız olmayı becerebilirsin.
Şimdi geçmişten bahset kendine, o hiç kimse ile konuşamadığın, en gizli anlarını taşıdığın geçmişinden bahset kendine. Mutlu musun? Huzur mu doluyor için. Suçluluk mu duyuyorsun, yoksa onu mu suçluyorsun? Hayır onu suçlama. Çünkü şu anda kendine bir savaş halindesin, başka kimse yok bu savaşta. Sen ve sadece sen var.
Bir çıkmaz sokak gibi bu savaş. İlerisi yok, gerisi var. Ya geri döneceğim, ya da duvara çarpa çarpa öleceğim. Gittiğim yolları süsleyen o renkli çiçekler yok şimdi. Sadece kaldırım taşlarının soğuk ve paslı rengi var. Tekdüze sıralanmış akıp gidiyor yanı başımda. O çiçekleri ya ben soldurdum, ya da soğuktan soldular. Bir gereksiz rüzgar da alıp süpürdü yolumdan. Halbuki renksiz dünyamın rengiydi onlar. Gittiklerinden beri yürüyesim bile gelmiyor bu yağmurlu sokaklarda. Gözlerim kaldırım taşlarında kalıyor, onları boş gördükçe enerjim tükeniyor.
Oturuyorum şimdi soğuk bile olsa. Yağmur mu yağıyor? Ben alıştım ıslanmaya. Sert rüzgarlar mı? İşlemez onlar bana. Sadece sana işledi o rüzgarlar. Ben sana da işlemez sanıyordum. Ama sen cansızdın, tutunamadın soğukta.
İşte ben bu sokaklarda yalnız yürüyorum, yalnız olmak yaptığım. Çiçeklerin kokusu ise halen zihnimde…
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:
- Başarılı Olmak Neye ve Kime Göre Gecenin 3′ünde böyle bir yazı yazmak nereden geldi aklıma bilmiyorum....
- Fikrimühim Olmak İster misiniz? Fikrimühim Nedir Türkiye’nin ilk ve tek Ağızdan Ağıza Pazarlama /...
- Cern’de 2 Ay Ara Verildi Cern’deki büyük deney 10 Eylül’de başlamıştı.Fakat Geçen gün meydana gelen...
Benzer yazılar Kağıt PiL.
