Mayıs - 26 - 2008

‘Bilim’ Kategorisi

Anka Kuşu Mars’a İndi

Posted by alexi On Mayıs - 26 - 2008

NASA’nın, Mars’ın kuzey kutbunu keşfetmek üzere 2007’de uzaya fırlattığı Phoenix (Anka Kuşu) uzay aracı, gezegenin yüzeyine başarıyla indi.

 

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nden (NASA) yapılan  açıklamada, radyo sinyallerinin Anka Kuşu’nun kritik alçalma işlemini  sorunsuz biçimde tamamladığı ve gezegen yüzeyine indiğini gösterdiği  bildirildi.

 1976’daki Viking 2 uzay aracından bu yana Mars’a ilk motorlu inişi yapan  Anka Kuşu, Kızıl Gezegen’in kuzey kutbundaki Yeşil Vadi adı verilen  geniş düzlüğe indi. 

Nefeslerin tutulduğu son 14 dakikada, Anka Kuşu’nun 26 kritik manevra  için roketlerini ateşlemesi ve görevin tamamlanması için bunların her birinin başarıyla yerine getirilmesi gerekiyordu.  Mars yüzeyinde, bir zamanlar mikrobik yaşam olup olmadığını araştıracak  olan uzay aracı, gezegen yüzeyinde buz halinde olduğu tahmin edilen suyu  analiz edecek. 

İlk görüntüler dünyaya ulaştı 

NASA’nın aylar önce uzaya fırlattığı ve  nefeslerin tutulduğu kritik dakikaların ardından Mars’a inmeyi başaran  uzay aracı Phoenix (Anka Kuşu), gezegen yüzeyinde 90 gün boyunca keşif  yapacak. 

Anka Kuşu’nun Mars’ın kuzey kutup bölgesine inmeyi başarması, sürecin heyecanla izlendiği NASA üssünde büyük sevince neden oldu. Bilimadamları ve mühendisler, uzay aracının hasarsız yere inişini haber veren sinyallerin alınmasından sonra, birbirlerine sarılarak ve alkışlayarak bu büyük başarıyı kutladılar. 

Proje Yöneticisi Barry Goldstein, “Rüyamda bile her şey bu kadar mükemmel olamazdı” diye konuştu. Goldstein, projenin en zor kısmının geride kaldığını, ancak hala çok önemli görevler olduğunu söyledi. 

Uzay aracının inmesinden yaklaşık iki saat sonra, aracın küçük kayaların arasında Mars yüzeyine basmış bacaklarından birinin görüntüsü ile ufuk çizgisinin görüntüleri Dünya’ya ulaştı. İlk görüntülerin, uzay aracının durumu ve üzerindeki bilimsel araçlar hakkında uzmanlara bilgi verdiği belirtiliyor. 

Aracın enerjisini sağlayacak güneş panelleri, aracın inişinin havaya savurduğu yoğun toz tabakası yatıştıktan sonra açılmak üzere programlandı. Anka Kuşu, 10 ayda 711 milyon kilometre yol katederek Mars’a ulaştı. Uzay aracı, 1976’dan beri ilk defa Mars’a yumuşak iniş yapan araç oldu. Mars yüzeyinde, bir zamanlar mikrobik yaşam olup olmadığını araştıracak olan uzay aracı, gezegen yüzeyinde buz halinde olduğu tahmin edilen suyu analiz edecek.

LAZERİN KEŞFİ

Posted by alexi On Mayıs - 26 - 2008

Bugün Lazer tekolojinin keşfinin 48. yıl dönümü. Albert Einstein’in fikir babası olan Lazer, Theodore Maiman tarafından 16 mayıs 1960 günü, sentetik yakut kristalinin, güçlü flaş ışığı ile uyarılması sonucu keşfedilmiştir.

İlk olarak 1917 yılında Albert Einstein’ın ortaya attığı lazer teorisi, 1954 yılında ilk olarak Maser (Microwave Amplification by Stimulated Emission of Radiation) şeklinde gerçekleştirilmiş. İlk gerçek Lazer Theodore Maiman tarafından 16 mayıs 1960 günü, sentetik yakut kristalinin, güçlü flaş ışığı ile uyarılması sonucu keşfedilmiştir.

 
Lazer ışığı, dalgaları uygun adım giden aynı üniforma ve aynı tip  disiplinli askerlere; normal ışık dalgaları ise rasgele, hareketleri ve  davranışları bozuk bir orduya benzetilir.
 
Normal ışık dalga boyları , muhtelif rengarenk , yani farklı faz ve frekansa sahip dalgalardan meydana gelir. Lazer ışığı ise aynı dalga boyuna sahip, aynı doğrultuda hareket eden fotonlardan meydana gelmiş tek renkli bir ışık demetidir. Lazerler çok yüksek frekanslıdırlar.
Lazer ışınları Tek dalga boyunda olduklarından , üretildikleri lazer cinsine göre (lazer tüpüne konan maddeye bağlı olarak) çeşitli renklerde fakat tek renk şeklinde ışınlar elde etmek mümkündür.
Normal ışıklar çok renkli , dolayısıyla farklı frekanslarda olduğu için ışık kaynağından çıktıklarından itibaren belli bir açıda yayılarak giderler ve kısa mesafelere ulaşırlar. Lazer ışıkları ise tek renkli ve tek frekanslı oldukları için ışık kaynağından çıktıkları andan itibaren hiç dağılmadan aynı huzme şeklinde çok uzak mesafelere ulaşırlar.
 
Lazer günümüzde en çok bilindiği gibi tıp alanında kullanılmaktadır. Çünkü lazer ile atomik parçalar ile yapılması istenen operasyonlar rahat birşekilde, sancısız, kanamasız yapılmaktadır.
 
Bugün lazerin yaygın olarak kullanıldığı belli başlı alanlar; tıpta hassas cerrahi işlemlerde, dişçilikte, çeşitli tedavilerde , tıbbi cihazlarda , marketlerdeki fiyat okuyucularında , printerlarda , bilgisayar hızlandırıcılarda , topografik ölçü aletleri ile çeşitli ölçü aletlerinde , uzaydaki ölçümlerde , inşaat ve sanayi sektöründe , hassas kesme, delme  ve  formatlama işlerinde, gösterilerde görsel efektler için ve daha saymakla bitmeyecek pek çok alanda , yüksek teknolojide kullanılmaktadır.
 
 
Lazerin Elde Edilmesi:
 
Bir tüpün bir ucuna tam sırlı ve yansıtıcı bir ayna , diğer ucuna da yarı sırlı ve kısmen yansıtıcı bir ayna konur. Bu tüpün içine elde etmek istediğimiz lazer ışığının rengine ve türüne bağlı olarak gaz, sıvı veya katı bir madde doldurulur. Dışarıdan tüpün içine ışık verme , elektrik akımı geçirmek suretiyle veya kimyasal bir yolla elde edilen enerji, tüpün içindeki maddenin atomlarına çarptırılır.
 
Bu esnada bu atomların bazıları bu enerjiyi emerler. Emilen bu fazla enerji , atomları kararsız hale getirir. Kendisine bir foton çarpan, uyarılmış ve kararsız atomlar emdikleri bu fazla enerjiyi foton neşrederek geri verirler. Bu fotonlarda başka atomlara çarparak, diğer atomlarında fotonlar çıkarmasını sağlarlar.
 
Atomlardan yayılan fotonlar uçlardaki aynalardan yansıyarak geri dönerler ve atomlara çarparlar. Bu olay foton miktarları artarak devam eder. Atomların hemen hemen hepsi foton yaymaya başlayınca kuvvetlenen ve artan ışık , yarı sırlı olan ayna tarafındaki yarıktan dışarı çıkar. Çıkan bu ışık LAZER ışınıdır.

İlk canlı bilgisayarlar yapıldı

Posted by admin On Mayıs - 26 - 2008

Bilim adamları bakterilerin genleriyle oynayarak ilk “yaşayan bilgisayarları” yapmayı başardılar

Amerika’dan bilim adamları, bakterilerin genlerini değiştirerek “yaşayan bilgisayar” yaptı. Araştırma, bu tür bilgisayarların kullanışlı olduğu kadar, veri saklama ve genetik mühendisliği için de uygulanabilir olduğunu gösterdi.

Kuzey Carolina ve Batı Missouri Devlet Üniversitesi’nden matematikçiler ve biyologlar, E.koli bakterisine genler ekleyerek, “yanık krep” adı verilen matematik problemini çözmeyi başardılar.

Bu matematik problemi farklı boyutlarda ve yanık bir bölümü olan krepleri içeriyor. Soru ise, bu krepleri, yanık kısmı üst tarafa gelecek şekilde en büyük altta olacak şekilde “en az hamleyle” sıralamak.

Bu deneyde, araştırmacılar DNA parçalarını krep olarak kullandı. E-koli bakterisine başka bakterilerden gen ekleyerek, bu “krepleri” çevirmeleri sağlandı. Ayrıca bakterilere, sadece doğru sıralamada çevirme yaptıklarında, antibiyotiğe dirençli olmasını sağlayan bir gen de eklendi.

Yaşayan bilgisayarların ilk prototiplerinden olan bu bilgisayarların birçok kullanım alanı bulunuyor. Bir kavanozda onlarca milyar bakteri bulunabileceği için sağlanacak bilgi işlem gücünün devasa olacağı belirtiliyor. Bunun anlamı ise daha az yerde daha hız anlamına geliyor. Ayrıca bakterilerin öğrenebilme ve mutasyon yetenekleri nedeniyle bilgisayar teknolojisini çok farklı bir boyut getireceği düşünülüyor.
Kaynak:İnternethaber

Bu buluş dünyayı sarsacak

Posted by admin On Mayıs - 26 - 2008

Dünya bu buluşla sarsılacak. Geleceğin teknolojisini Türk dahi üretti…

Bilkent Üniversitesi doktora öğrencisi Bayram Bütün, organik kimya ve nanoteknoloji kullanarak yeni nesil görüntüleme sistemlerinde kullanılabilecek geleceğin teknolojisini üretti.

Dünya optoelektronik teknolojisinde yeni bir çığır açması beklenen teknoloji ile yeni nesil DVD, LCD, cep telefonu ekranı, dijital fotoğraf makinesi gibi görüntü cihazlarında ve sağlıkta kullanılan görüntüleme teknolojilerinde milyonlarca renk çok daha ucuza ve yüksek kaliteyle elde edilebilir hale geldi.

Üniversitenin Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü doktora öğrencisi Bayram Bütün, Avrupa Birliği 6. Çerçeve Programları kapsamında olan ve TÜBİTAK tarafından da desteklenen nanoteknoloji çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Doktora çalışmalarını Descartes ödüllü bilim adamı, Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Ekmel Özbay’ın danışmanlığında Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi’nde (NANOTAM) sürdürdüğünü kaydeden Bütün, çalışmalarının özellikle kolay erişilebilir ve işe yarar nanoteknoloji geliştirmek üzerine odaklandığını belirtti.

Bayram Bütün, yeni geliştirdikleri nanoboyutlarda ışık kaynakları üzerine yaptıkları çalışmaları ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Geleneksel olarak lazerlerin ve LED’lerin çalışma dalga boyları bu ışık kaynaklarının yapıldığı malzeme olan yarı-iletkenlerin özellikleri ile sınırlıdır. Bu nedenle her farklı renkte çalışacak olan lazer için farklı bir yarı iletken kullanmak gerekir. Bu da farklı renklerde çalışması gereken lazerlerin maliyetlerinin çok yükselmesine neden olur. Farklı renk elde etmenin en ucuz yolu ışık yayan sentetik organik polimerler kullanmaktır. Ama bu malzemelerden elektrik akımı çok zor geçtiği için yüksek kalitede ışık kaynağı yapmak mümkün değildir.”

Bütün, NANOTAM’da Prof. Dr. Özbay başkanlığında yürüttüğü çalışması ile sentetik polimerler kullanarak nanoteknoloji temelli yüksek kalitede ışık kaynağı üreten organik lazer teknolojisini geliştirdiğini ifade ederek, “Bu teknoloji ile çok daha ucuza görüntü cihazı yapmanın yolu açıldı” diye konuştu.

İSTENEN RENKLERDE NANO IŞIK KAYNAKLARI

Prof. Dr. Ekmel Özbay ise kansız ameliyatlarda, lazerle yara iyileştirmede, böbrek taşı tedavisinde, göz tedavilerinde, dişçilikte ve benzeri sağlık alanlarında, yüksek çözünürlüklü projeksiyon ekranlarında, DVD’lerde, lazer tabanlı reklam panolarında, LCD ekranlarda, cep telefonu ekranlarında dijital fotoğraf makinlerinde, MP3 oynatıcılarda, hologramlarda ve diğer pek çok uygulamalarda farklı renklere sahip çok daha ekonomik lazerlere ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Hem düşük maliyetli hem de farklı renklerde lazer yapabilmek için Bütün’ün ve projede görev alan diğer NANOTAM araştırmacılarının nanoteknoloji kullanarak yüksek performanslı LED’leri (Işık yayan diyot) ve sentetik organik polimerleri biraraya getirdiğini anlatan Özbay, “Bu sayede, LED’lerin elektriksel üstünlüklerini, organik malzemenin ucuzluk, seçenek çokluğu ve optik üstünlüğüyle birleştirerek istenen renklerde çalışan nanometre boyutlarında nanoışık kaynakları yapma başarısı gösterildi” dedi.

Bütün’ün yeni çalışmalarını değişik yapılarda lazer konfigürasyonları üzerine ve değişik organik polimerler kullanarak devam ettirdiğini söyleyen Özbay, şunları kaydetti:

“Bu çalışmamız merkezimizde kurduğumuz bilimsel altyapıyla en başından en son aşamasına kadar kendi kendimize gerçekleştirdiğimiz çalışmadır. Bu nedenle Bilkent NANOTAM’da geliştirdiğimiz bu nanoteknoloji için rahatlıkla ‘Made in Turkey’ diyebiliyoruz. Bu nanoışık kaynağı hem günümüzde, hem gelecekte bir çok uygulamada kullanılabilecek özelliklere sahip üstün özelliklere sahiptir.”

Özbay, Bütün’ün çalışmasının “Nanotechnology” dergisinin Nisan 2008 sayısında yayımlandığını da bildirdi.
Kaynak:İnternethaber

Süpernova anı görüntülendi

Posted by admin On Mayıs - 26 - 2008

 

 

star

 

Uluslararası astronomlar ekibine liderlik eden Princeton Üniversitesi’nden Alicia Soderberg, patlamayla ilgili açıklamasında, “Yıllardır bir yıldızı infilak ederken görmeyi düşlüyorduk. 9 Ocak’ta, doğru teleskopla, doğru zamanda, doğru yerdeydik. Tarihe tanıklık ettik” dedi.

Konuyla ilgili bir diğer bilim adamı Edo Berger de yerde ve uzaydaki en güçlü teleskopları kullanarak yıldızdan gelen patlamanın gelişimini gözleyebildiklerini anlattı. Berger, şiddetli ışın patlamasının, bir süpernovanın doğumu olduğunun kesinlikle doğrulandığını kaydetti.

Soderberg’in ekibinin, Dünya’dan 88 milyon ışık yılı uzakta bulunan NGC 2770 galaksisinin bir kolunu buldukları, NASA’nın bir uydusunun yardımıyla Süpernova 2008D’nin ölüm sancısına tanıklık ettikleri belirtildi.

Anka Kuşu Mars’tan ilk görüntüleri yolladı

Posted by admin On Mayıs - 26 - 2008

marsYaklaşık 10 ay süren yolculuğunun ardından uzay aracı Anka Kuşu’nun Mars’a başarıyla indiği anonsu Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nde (NASA) büyük sevince neden oldu. Uzay aracının son 7 dakikası, görevin en zorlu bölümüydü…

 

Saatte yaklaşık 21 bin kilometre hızla seyreden Anka Kuşu, Kızıl Gezegen’in atmosferine girişinde hızını aniden düşererek paraşütle Mars’ın Kuzey Kutup bölgesine Türkiye saatiyle 02.55’te yumuşak bir iniş yaptı.

Mars’ın gençliği Dünya’ya çok benziyor

1976’daki Viking 2 uzay aracından bu yana Mars’a ilk motorlu inişi yapan Anka Kuşu, Kızıl Gezegen’in kuzey kutbundaki Yeşil Vadi adı verilen geniş düzlüğe indi. Nefeslerin tutulduğu son 14 dakikada, Anka Kuşu’nun 26 kritik manevra için roketlerini ateşlemesi ve görevin tamamlanması için bunların her birinin başarıyla yerine getirilmesi gerekiyordu.

ALKIŞLARLA KUTLANDI
Anka Kuşu’nun Mars’ın kuzey kutup bölgesine inmeyi başarması, sürecin heyecanla izlendiği NASA üssünde büyük sevince neden oldu. Bilimadamları ve mühendisler, uzay aracının hasarsız yere inişini haber veren sinyallerin alınmasından sonra, birbirlerine sarılarak ve alkışlayarak bu büyük başarıyı kutladılar.

 
 


Proje Yöneticisi Barry Goldstein, “Rüyamda bile her şey bu kadar mükemmel olamazdı” diye konuştu. Goldstein, projenin en zor kısmının geride kaldığını, ancak hala çok önemli görevler olduğunu söyledi.

İLK GÖRÜNTÜLER DÜNYADA

 
 

Nasa’nın Mars’ın keşfi için geçen yıl 4 Ağustos’ta dünyadan fırlattığı son uzay aracının inmesinden yaklaşık 2 saat sonra, aracın küçük kayaların arasında Mars yüzeyine basmış bacaklarından birinin görüntüsü ile ufuk çizgisinin görüntüleri Dünya’ya ulaştı. İlk görüntülerin, uzay aracının durumu ve üzerindeki bilimsel araçlar hakkında uzmanlara bilgi verdiği belirtiliyor. Aracın enerjisini sağlayacak güneş panelleri, aracın inişinin havaya savurduğu yoğun toz tabakası yatıştıktan sonra açılmak üzere programlandı.

 
 

MARS’TA HAYAT ARAYACAK
Anka Kuşu, 10 ayda 711 milyon kilometre yol katederek Mars’a ulaştı. Uzay aracı, 1976’dan beri ilk defa Mars’a yumuşak iniş yapan araç oldu.
Mars’a ulaşmak için 10 aydır yolcuğunu sürdüren ve 680 milyon kilometre kateden Anka Kuşu’nun amacı iniş yapacağı gezegenin Kuzey Kutup bölgesinin geçmişte mikrobik yaşam için uygun koşullar sağlayıp sağlamadığı keşfetmek; bir başka deyişle “Mars’ta geçmişte hayat var mıydı?” sorusuna kesin bir yanıt bulmak… Mars yüzeyinde, bir zamanlar mikrobik yaşam olup olmadığını araştıracak olan uzay aracı, gezegen yüzeyinde buz halinde olduğu tahmin edilen suyu analiz edecek.

960’TAN BU YANA 38 UZAY ARACI KIZIL GEZEGEN’E GÖNDERİLDİ
“Zümrüdü Anka Kuşu” Phoenix uzay aracının bu sabaha karşı tüm zorluklarına karşın başarıyla indiği Mars gezegenine 1960’tan bu yana ABD’li, Rus, Japon ve Avrupalılar 38 uzay aracı gönderdiler, ancak bunların yarısından azı başarılı oldu.

Bunlardan Phoenix dahil ve hepsi Amerikan sadece 4 uzay aracı kazasız belasız Kızıl Gezegen’e inebilirken, 1971’de bir Rus aracı Mars’a konmayı becerdi, ancak Dünya ile sadece 20 saniye iletişim kurabildi.

Japonların tek denemesi başarısızlıkla sonuçlanırken, Avrupalılar Mars Express adlı aracı yörüngeye yerleştirebildi, ama Beagle 2 adlı aracı Mars yüzeyine indiremediler.

28 YILLIK MARS SEYAHATLERİ:
* 10 Ekim 1960: Sovyetler Birliği’nin fırlattığı ilk araç Dünya yörüngesine ulaşamadan parçalandı.
* 5 Kasım 1964: Mars’a gönderilen ilk Amerikan uzay aracı Mariner 3 başarısız oldu.
* 28 Kasım 1964: 2. Amerikan girişimi bu kez başarılı oldu. Mariner 4, Mars yörüngesine ve Dünya dışında bir başka gezegenin yörüngesine yerleşen ilk uzay aracı oldu, 21 fotoğraf geçti.
* 30 Kasım 1964: Sovyet aracı Zond 2, Mars’a yaklaştı ancak veri gönderemedi.
* 24 Şubat 1969: Amerikan Mariner 6, Mars yörüngesine yerleşmeyi başardı ve 75 foto gönderdi.
* 27 Mart 1969: Amerikalılar, yörüngeye oturan ve 126 foto geçen Mariner 7 ile yeni bir başarı yakaladılar.
* 28 Mayıs 1971: Sovyetlerin Mars 3 aracı Kızıl Gezegen’e kondu, ancak 20 saniye çalıştı ve birkaç fotoğraf gönderebildi.
* 30 Mayıs 1971: Amerikan Mariner 9 Mars yörüngesine oturan ilk gerçek uydu oldu ve Kızıl Gezegen’n 7 bin 329 fotoğrafla ayrıntılı haritasını çıkardı.
* 20 Ağustos 1975: Amerikan Viking 1, 20 Temmuz 1976’da Mars toprağına başarıyla ulaşan ve bir başka gezegene inmeyi başaran ilk uzay aracı oldu.
* 9 Eylül 1975: İkiz araç Viking 2 Mars’ta yaşam izlerini araştırmak üzere fırlatıldı. Hala çalışır vaziyette olan Viking 1 ve 2 toplam 50 binden fazla foto geçti.
* 25 Eylül 1992: Nasa, Mars Observer’ı gönderdi ancak radyo irtibatı koptu.
* 7 Kasım 1996: Amerikalılar Mars Observer’ın yerine Mars Global Surveyor’ı fırlattılar. Uzay sondası, 240 bin foto, 206 milyon spektrometrik ölçüm ve 671 milyon altimertik veri geçti.
* 16 Kasım 1996: Rus Mars 96’nın fırlatılışı başarısız oldu.
* 4 Aralık 1996: Amerikan Mars Pathfinder, 2,3 milyar veri geçen ve Mars’ın nemli, sıcak bir geçmişi olduğunu tespit eden bir robot kondurmayı başardı.
* 4 Temmuz 1998: Japon Nozomi uzay aracı Mars yörüngesine ulaşamadı.
* 11 Aralık 1998: Amerikan Mars Climate Orbiter, Mark atmosferine girişinde parçalandı.
* 3 Ocak 1999: Amerikan Mars Polar Lander başarısız oldu.
* 7 Nisan 2001: Kızıl Gezegen’in jeolojisi ve iklimi üzerinde deneyler yapan, su ve yaşam belirtileri arayan Amerikan Mars Odyssey fırlatıldı.
* 10 Haziran 2003: Nasa’nın jeolog robotu Spirit ve 7 temmuzda ikizi Opportunity, 3 aylık bir görev için fırlatıldı. Çok yararlı çalışmalar yapan her iki robot hala faal.
* 14 Ocak 2004: Amerikan Başkanı Bush, 2020’ye doğru Ay’da kalıcı bir üs kurduktan sonra Mars’a insan gönderme hedefini açıkladı.
* 25 Mayıs 2008: Amerikan Phoenix uzay aracı, Mars’ın arktik bölgesinde donmuş halde bulunan suyu ve varsa yaşam izlerini araştırmak üzere sağ salim iniş yaptı.

 

 

 

 

 

Sayfa 5 / 5«12345

KP Video


Gelecekte evler neye benzeyecek diye merak edenler için mükemmel bir video.Panasonic tarafından geliştirilen bu hayat duvarı-life wall kavramı ile evlerimiz sadece barınma veya benzeri görevlerinin çok daha fazlasını yerine getircek.
Diğer Videolar

Üye Girişi