Blog halen bildiğiniz gibi…

Eski sıklıkla yazdığım gibi değil blogum. Farkındayım. Biraz boşvermişlik biraz sosyal medya çılgınlığı biraz da zihinsel boşluklardan olsa gerek. Aslında aklımdaki şu gereksiz sorunun da vermiş olduğu karmaşa: “bloglar öldü mü?”

İnsanların facebooka bile girmeye üşendiği zorlandığı ya da anlam veremediği zamanlardı ilk yazmaya başladığım. O zamanlar facebook ingilizceydi belki, hi5 vardı, html siteler vardı blog tadında. Forum sitelerini saymıyorum bile. Sonra facebook kendini aştı, insanlar sanal sosyallik deliliğine düştüler. Instagramlar, foursquareler falan hiç saymıyorum bile. Ama geriye bakıp düşündüğümde blog halen blogluğunu koruyor.

Okuyucu açısından baktığımda nsanlar forum sitelerine girip cevaplar arıyor ya da sosyal paylaşım platformlarında sayfalar ya da gruplar oluşturuyorlar. Hit kazanmak ya da maddi gelir amaçlı siteler dışında kalan gerçek blog dediğimiz varlık bütün bunların dışında.. Bu noktada yazar açısından ele almış oluyoruz aslında. Ne sosyal paylaşım sitelerinde uzun uzadıya yazılar yazabiliyor insan. Ne de forum sitelerinde konular açıp içindekileri sayfalar dolusu dökebiliyor. İşte blog bu noktada hep aynı kalacak inanıyorum.

İlk zamanlarda alıntılarla dolu yazılarım vardı aslında. Tam olarak oluşmamış bir blog kavramı üzerinden yayınıma devam ediyordum. Ama gerek yaygınlaşma gerekse bazı şeylerin oturmasıyla daha değerli şeyler çıkmaya başlıyor sanki. Soru cevap şeklinde kendini kısmadan sadece yazmak… Belki platformlar değişir bir gün. Ama bloglar hep blog olarak kalacak…