Aşkın Tarifi

Bu zamana kadar aşkın tarifini hiç yazmamıştım aslında. Her ne kadar sonsuz sayıda tarifi olsa da bana göre de bir tarifi olacak elbette. İster heyecan ister tutku deyin acı ama gerçek aşk aslında bir HASTALIKTIR…

Aşk, ne bir griptir ne de bir kızamıktır. Aşk bazen ortaya çıkan, kalp çarpıntısı, bazen yüksek ateş, dikkatsizlik, yüksek enerji hissi, saçma sapan bir gülümseme ye sahip olmanıza yolan açan bir hastalık çeşididir. Ama güzel bir hastalık bu. Yok yok. Aşk hastalık falan değildir. Aşk aşktır. Aşkın tarifi olmaz aslında. Yaşanmışlığı olur. En önemlisi de aşk aslında nedir ne değildir bunun konuşulmasıdır.

Aşk bir sevda değildir, sevgi hiç değildir. Özlemektir bazen. Bazen de olabildiğince yakın olabilmektir. Ama bana göre aşk, en çok da yeniden aşık olabilmektir. Eğer hiç durmadan birine aşık olabiliyorsanız ve bu hiç beklemediğiniz bir zamanda oluyorsa aşık olmuşsunuz demektir.  Bir küçük gülümsemeyi seyrederek bile bir ömür geçirebileceğinizi düşündüğünüz anda başka bir soruya gerek kalmamış demektir. Ya da ufak bir dokunuş için kilometreleri tepmek hiç sorun değilse senin için, sen olmuşsun demektir.

Ne demiş adam: ” Büyük bir dünyadır yaşadığım, küçük de olsa odam. Tam ortasındayım geçmişimin geleceğimin. Yattığım yerden ellerimi havaya kaldırıp sana uzatsam tut diye. Soğuk da olsa ellerim, üşümekten korkmazsan eğer beni seni üşütmekten korktuğum kadar, kalkarım yerimden belki doğrulurum sana doğru. Ne koskoca bir dünyadır istediğim ne de kocaman bir oda, gözümü kapatıp uykuya dalacağım yanımda sen varken. “

Aşk işte böyle garip bir şeydir sonuçta. Ama unutmayın ki aşk her zaman vardır. Yeter ki onu görmezlikten gelmeyin…

Bir Cevap Yazın