İşaretlere İnanmak Mı?

Hayatın bir anlamı vardır mutlaka. Kimine göre sevgi kimine göre aşk kimine göre para kimine göre dua vs… Ama hepsinin ötesinde bütün bu anlamlara ait birer işaret vardır mutlaka. En azından ben öyle düşünüyorum. Bazen kızıyorum kendime herşeyi önceden bildiğim için. Acaba kendimi beğenmişlik mi yapıyorum diye düşünürken dank etti sonunda. Evet o işaretler bütün bunların nedeni. Eğer siz de işaretlere çok fazla takılı kalırsanız mutlaka size bir şekilde neler olacağını anlatıverir.

Gecelerin gündüzlerin bir anlam kazanamadığı garip yaşantınızda bir ışık görüp yürümektir asıl istediğiniz. Küçük bir mum ışığı bile işaretiniz olup çıkıverir. Aslında sizin gördüğünüz o koskoca karanlık değil ucundaki küçük mum alevidir. Bir yandan titrer bir yandan yanmaya devam eder. İşte orada bir işaret çıkar size. Bir rüzgar eser soğuk. Saçlarınızı oynatmaz belki ama o mum alevini titretmeye yeter. Karanlıkta kalma korkusu ile koşarsın belki; belki de yavaş yavaş sabırla ilerlemeye devam edersin sırf rüzgar yapmayayım diye. Karanlık. Aslında olmayan bir kapkara leke sadece bir arka fondur küçük mum ışığının arkasında. Ta ki o mum sönene dek. O mum söndüğünde ne bir işaret kalır elinizde ne de bir nesne. Aslolan koskoca bir kara lekedir, karanlıktır. Hem de o hiç önemsemediğiniz, arka fon saydığınız karanlık.

Şimdi ellerinizi tekrar yukarı kaldırma vaktidir. Bacaklarınızı titrete titrete yürümektir karanlığın içinde. Bir şeylere çarpmadan, kırmadan kırılacak eşyaları ve de hissettirmeden kendini o kanatlı güzelliklere. Nereye gittiğini bilmeden sadece hareket etmek boşluk içerisinde…

Bir Cevap Yazın