Anne, Çokomel İstiyorum…

Anneeeee, çokomel istiyorum… diye çınlayan bir çocuk sesi. AnnesiTürkan Şoray ise çokomeli almaz, kızar çocuğuna. O sırada bakkal Şener Şen çıkar ve çocuklara çokomel verir…

Eskilerden çokomeller, leblebi tozlu kremalar, puflar var şu an aklımda. Basit ama lezzetli şeyler. Ne üstün teknolojiye sahip, ne ışık hızına ne de ultra mega güçlere… Tıpkı hayat gibi sade ve akıcı. Basit ama lezzetli.

Sokak çocuklarıydık zamanında. Tabi şimdiki gibi değil. Gece 12lere kadar sokaklarda türlü çeşitli oyunlar oynasak da gece olunca evin yolunu tutmasını bilirdik. Cep telefonundan mesaj çekmez, kapı zilini çalardık. Kapı önüne gelindiğinde çağrı atmaz, var gücümüzle bağırırdık. Internetimiz yoktu o zaman. Ansiklopedi vardı. Olmayan, ciltlere başkalarından bakardık. Ana biritanika bende varsa meydan larus bir başkasından temin edilirdi.

O zaman çok güzel aşklar vardı. Biri birini seviyomuş denince, herkes bilirdi kim kimindi. Seneler hiç önemli değildi kavuşmak için. Ne zenginlik ne de geçim kaygısıydı dertler. Birlikte mutlu ve huzurlu olmaktı gayeler…

Ne dünyadan haberimiz vardı, ne dünyanın dışından. Cahildik belki. Ama huzurumuz vardı. Hani şu cahillikten gelen mutluluk. Ne HD yayın vardı ne Survivor nihat. Tek kanal varken seçme problemi de yoktu. Ne zaman biter sancısı da. Gece tv izlenmeyecek, herkes uyuyacaktı.

O zamanların dünyası bir çokomel gibi yuvarlaktı. Basit ama lezzetli. Belki içinden akan çikolata yoktu ama bizim küçük dünyamıza yetiyordu. İşte o yüzden bağırmak istiyorum… ” Anne, ben de çokomel istiyorum….”

 

“Anne, Çokomel İstiyorum…” için 2 cevap

  1. harika bir yazı olmuş eskiden aterilerden aldığım keyfi şimdi en iyi pc oyunlarından alamıyorum. eskinin tadı farklıydı

Bir Cevap Yazın