Bütün Sektörler Bizim

“Bugün resmine dokundum ben, öptüm yine. Zaman ağır ol, henüz erken, demek için güne… ” dedi. Yok dedim. Sektör et.

“Seninle birlikte kaybolanları, arıyorum başka şeylerde…” dedi. Boşver, boşver. Dedim sektör et.

“Bütün sektörler bizim” dedim. Dedin her türlü…

Bugün resmine dokunmadım. Dokunamadım o kirli piksellere. O kadar süre sonra bir de gözümle göreyim dedim.

“Sesini özledim, özledim çok, haberim yok durmuş dünya niye?” diye sordum. Sonra düşündüm düşündüm. Onu da sektör ettim.

Her şeyi sektör ederken, hem de bu kadar çok yaparken kendimi sorguladım. Halen düşlerde yeşeren o yapraklar o kadar yeşil mi diye? Yapraklar hışırdamadı o anda. Gelen ses bile şöyleydi… Sssseekkktörrr…. Ssssseeekttörr…..  Tamam dedim onlara da eyvallah.

Diyecek bir söz var mı ki, düşünecek başka bir şey yok mu ki? Yok, yok… Ama yapacak şeyler vardı. Her notada uçup giden zihnim vardı. Vizörden görünen her karede, senden bir nokta vardı.

O kirli ellerde, saf eller gördüm de zihnim açıldı. Bembeyaz bir perde açıldı. Büyüyen kalbim biraz daha büyüdü. O kabullenmişlik doruk noktasına çıktı. O mezarlarda yatan ölü bedenlerin besleyeceği yeşil dallar bile şimdiden sarardı.

Senden bir s bile kalmadı… S ile kalan sadece o seni son betimlediğim kelimedeki 4. harf olan s bir de “sektör et”teki s kaldı…

Uğur hepsi senin krallığın… Kralsın…

“Bütün Sektörler Bizim” için bir cevap

  1. Kim derdi ki o günlerden bu günlere… Zaman herşeyin ilacıymış yalanıyla avuttuk kendimizi oysa ki avuttuğumuzu sandık.

    Zaman o akıllara sığmayan şaşası ile bizden bizim olanları eksiltmeye devam etti, edecekte taki bizide o sonsuzluğuna katana kadar.

    Arada düşünürüm bütün bunların nedenlerini ve aklıma gelen cevap ise bizim biz olmamızda saklı mesela şuan bu cümleleri yazarken o herşeyi içtiğim kupam yanımda ve elimden düşürmediğim sigaram ben biz aynıyız.

    Durmadan günlerce yazabilirim ama bunu yapmayacağım güzel günlerimiz olacak Taha tebessümlerimizde gizli hüzünlerin olmadığı güzel günler ve ben senin öyle bir tebessüm etmene şahit olacağım. Eğer kendimizi kandırmaya devam edeceksek buna inanarak kandıralım kardeşim iyi ki varsın ve seni iyi ki tanımışım.

    Kim bilir kaç yüzyıldır sarılmamış kolların, sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu, yorulmuşsun hakkını almış yılların…

    Neyse sektör et (.)

Bir Cevap Yazın