Ben Hep Buradaydım

Ben hep buradaydım. Küçük bir kıvılcım bekleyen barut gibi. Küçük bir çatlak arayan baraj suları gibi. Ama bekledğim hep uzaktaydı. Nasıl sessiz sakin milyarlarca su damlası duruyorsa, ben de öyleydim. İçinde gücü hisseden ama göstermeyen. O duvarlar ne anlar su damlasının halinden. Amacım duvarı delip geçmek değil. Duvara ulaşabilmek. Ama duvarlardan çok uzaklardayım şimdi.

Beynimi uyuşturuyorum yine. Durdurmanın başka yolu yok. Tek ve ilkel bir seçim. Ama işe yarıyor her seferinde. Amaçsız ve hedefsiz hareketlerde buluyorum kendimi. Ne olduğunu anlamaya çalışmak sanki istedğim. Bir de böyle deneyim diyorum. Günler haftalar geçiyor. Ben hep aynı. Sadece nefret ya da aşk değil. Her ikisi de çekiyor beni. Bir mıknatısın sıt kutupları arasındayım. Gidecek bir yerim yok. Her şey çekiyor beni kendine. Ama gidecek ne gücüm var ne de isteğim. Bu çaresizlik nereye kadar, dön artık yeter diyorum önce, ama sonra soğuk duvarlara çarpa çarpa nasır tutuyor elim kolum. 

Şarkılar dostum, düşmanım. Aşk diyor bir yandan. Diğer yandan nefret ettiriyor. Ama halen buradayım. Ben, o ve onlar. Onlar zaten sessiz. Sadece izliyorlar. Ben onları seviyorum. Çünkü hallerinden anlıyorum. Bana anlatıyorlar. Sanki fısıldıyorlar. Ama onu anlamak çok güç. Eski günleri düşünüp duruyorum. Ama onda halen kıvılcım yok. Sular duvarlara belki yaklaşıyorlar. Ama kayıp gidiyor sular. Tutamıyor duvarlar. Akıp gidiyorlar başka engellere doğru. Belki bir kristal camda belki bir tarla domatesinde artık. Belki de barutumdur. Kıvılcımının gelmesini bekleyen. Ama o kıvılcımı yakan yoksa barut ne işe yarar. Ben neyim ne değilim, bilemiyorum. Ama halen buradayım.

Canım demiyorum artık. Çok kolay olmuş herşey. Canım diyecek gücü bulamıyorum içimde. Canınız çıksın diyorum diyenlere de. İnsan canı kaç parçaya bölünür? Can bir tanedir bana göre. Bunu anlamayanlara diyorum canınız çıksın diye. Eskiler geliyor işte yine. Eskiden böyle değildi o demek bile kahredio. İnanç yoksunu muyum? Yoksa önemsenmiyor muyum? Bilmiyorum. Tek görebildiğim şey karanlık. Arada bir aydınlansa da hep karanlık. 

İşte o an geliyor. Küfrediyorum sana. Mahvettin beni. İstediğini söyle. İstediğini düşün. Belki pişman olurum ama beynimi kemiren kurtcuklar yiyecek seni. Gel öldürelim bu kurtcukları. Ya da aramızdakini öldürelim…

“Ben Hep Buradaydım” için bir cevap

Bir Cevap Yazın