Sınavların Ardından

Sınavlar da gelip geçti demek isterdim. Ama vizeler böyle kötü geçince gelip geçti demeye dilim varmıyor. Sadece finaller yaklaşıyor diyebiliyorum. Ama diğer taraftan şu stresten kurtulmak, rahatlamak çok harika bir şey. Artık öyle bir noktaya geliyor ki insan, “Kalsam ne yazar, yeter ki bitsin…” diyebiliyor. 

Aslında şu çalıştığımız şeylerin bize yarayacak kısmı, toplamın %30’u bile etmez. Ama elimiz kolumuz bağlı olduğu için, sesimiz çıkmıyor. Tabi bazı konular o akdar basitken, bunu zorlaştırmak isteyen ve de bunu yaparken saçmalayan hocalarımız da mevcut. Direk İngilizceden çevrilen sorular, ardından anlaşılmayan saçma sapan sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Madem böyle bir durum var. İngilizcesini de ver ki soruların, belki oradan bir şeyler anlayalım. 

Bize soruyorlar. Siz ne yapacaksınız ya da ne mühendisi olacaksınız diye. Artık cevabı biliyorum. Biz cevabı olmayan soruları çözemeye şartlandırılan, yarım verilerle mücadele etmeye güdümlü mühendisler olacağız. Hep bize öğretilen şuydu: İş hayatımızda herşey bu kadar kolay olmayacak. Verileri bu kadar kolay elde edemeyeceksiniz…. Ama eğer bunlar kolaysa, iş hayatımızda karşımıza çıkacak problemlerde verileri elde etmek çok çok çok kolay olacak…

Bir Cevap Yazın