Başarılı Olmak Neye ve Kime Göre

Gecenin 3’ünde böyle bir yazı yazmak nereden geldi aklıma bilmiyorum. Aslında biliyorum fakat saçma olduğu için söylemek istemedim. Genelde pek kişisel yazılar yazmasam da sırf yazmak iyi geldiği için arada sırada yazıyorum. Bu da onlardan biri olacak.

Kendimi pek başarılı biri olarak bulmuyorum. Hayatımın her anında olmasada bazı çok önemli bölümlerinde başarısızlıklarla karşı karşıya kaldım. Bunda suçlu olarak hep kendimi gördüm. Aslında bu benim hayat felsefem oldu galiba. Hep şunu düşünüyorum: İstesem yaparım. Ama hep işi yarım bırakıyorum. galiba başarılı olmam için biraz daha sabırlı olmam lazım. Normal hayatında bu kadar sabırlı olan bir insan için, uğraştığı işlerde sabırsızlık göstermesi garip bir şey. Burada başarısız olduğum meseleleri şu olay bu olay diye ayırmayacağım fakat şu ana kadar olan hayatımın son çeyreğini mahveden üniversite hayatımdan bahsedebilirim. Bir yandan bunları düşünürken bir yandan da Kreator Servant in Hell dinlemek daha fazla bir yazma azmi getiriyor. Bu gazla devam edeyim o zaman. Üniversite hayatımda gayet başarısızım. 4 senelik Erciyes Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği bölümünü 5.senem olmasına rağmen halen bitiremiyor olmam size de bir başarısızlık olarak görünecektir. Fakat bir yandan olumsuz düşüncelerim içinde boğuşurken diğer yandan poliannacılık da oynayabiliyorum. Harcadığım bu seneler belki de bana çok önemli şeyler kazandırdı diyebiliyorum. En basitinden eğer burada olmasaydım belki de amatör olsam bile müzizyen olamayacaktım. Müzisyen demeyi aslında kendime yakıştıramıyorum fakat aklıma başka bir sıfat gelmedi. olumsuz düşünmeye devam edeyim. Belki başka bir okulda olsaydım okulum bitmiş olacak ve işimin başında olacaktım. Ama dedim ya kendimi suçluyorum hep diye…. Burada da suçlamam gerekiyor galiba. 5-6 sene önceki arkadaşlarımla kendimi karşılaştırdığımda hepsinin okulu bitirip işlerini ellerine almaları kanıma dokunuyor. Belki de sırf bu yüzden onlara uzak durmak daha güzel oluyor. Geçmişte sosyal olduğum söylenemez. Sonradan sosyal bir insan olmak yaramadı galiba bana. Şimdi baktığım zaman çevremdeki insanlardan ne kadar farklı olduğumu görüyorum. Farklı derken üstün anlamında değil. Sadece ilgilerimiz farklı. Bu yüzden de karşılaştırmak saçma geliyor bazen. Ben yine ilgi alanım konular üstünde yoğunlaşmaya başladım.

İletişim konusunda sıkıntı da çekiyorum sırf bu nedenler yüzünden. Her ne kadar son yıllarda bu tip sorunları atlatmış olsam da aklıma gelen bazı hatıralar güldürüyor yine beni. Eskiden sadece kendim için yazardım. Şimdi ise buradan bütün okuyuculara seslenmek daha güzel.Ama biliyorum ki bu yazının bu kısıma kadar olan bölümünü okuyan kişi sayısı çok az olacak. Eğer buraya kadar okumayı başardıysanız bundan sonraki yazılarımda bu tip bir içerik ile karşılaşabileceğinizin müjdesini vereyim.

Başarısız olmak ya da olmamak kişiye göre değişiyor elbette. Bir bakıyorum adam iş güç sahibi, en kral eğitimi almış. Yüksek lisans falan filan yapmış. Sonra kendime bakıyorum halen okumakta olan, okul yollarında sürünen bir tembel teneke… Olmaz diyorum ben bunları haketmedim.Sonra ise sıra bana geliyor. Sayın başarılının, başarılı olduğu şeyleri ondan daha iyi biliyorum. İşte o zaman diyorum ki: İyi ki başarısız bir insanım.

Bu yazımı hayatta hep başkaları tarafından başarısız olarak görünen başarılı arkadaşlara armağan ediyorum. Kendi izinizde devam edin. Karşılaştırma yapmak iyidir fakat doğru düzgün düşünülmesi gerekir. Fazla detaya inmediğim için ve anlaşılması güç bir yazı yazdığım için sizlerden özür diliyorum.

Düşüncelerimi yazıya dökmeyi çok iyi bilseydim kitap yazardım.

“Başarılı Olmak Neye ve Kime Göre” için 2 cevap

  1. Senin problemin ne biliyor musun dostum?! :)
    Problemin fazla kasmamanda ve vitrini biraz ihmal etmende.
    Senin potansiyelinden kimsenin şüphesi yok. Gerçekten çok büyük başarılar için diploma falan da şart değil.
    Bence tek problem 15 ay askerlik:)

  2. Güzel kardeşim başarı sadece okulda iyi not almayla olmaz. Ezberleyip geçilen dersin ne hocaya ne öğrenciye katkısı olmuştur. Arada cidden bişeyler öğrenen tipler de var tabi ama onlar başka bi dünyadan :S Sana başarısız değil de daha az sorumluluk sahibi denebilir belki. Bilirsin öğrenciyken sadece ders çalışma ve baba parası yeme sorumluluğumuz olur genelde. Ders çalışmadığımız için dersler kötü gelir, dersler kötü geldiğinden peder parası gönül rahatlığıyla yenemez :( İki sorumluluğa da sahip olmazsın :S Sorumluluk sahibi değilsindir ki zaten…Yani senin durumun da bu bence.
    Başarılının başarılı olduğu konuları başarılıdan daha iyi bildiğin kanısına nasıl vardın çözemedim. Daha iyi biliyorsan niye başarısızsın demek geldi içimden. Derdim de aslında. Ama ev sahibi sensin. Her ne kadar sabırlı bir insan olduğunu her yerde belirttiğinden olsa gerek kafama kazınsa da; sabrını zorlamak istemem. E sabır bu, eninde sonunda taşar, biter ;) Sakin ol koçum. 4 senelik okulu 5 senede bitiremeyen tek kişi sen değilsin, müzizyen bozuntusu olarak dersleri sallamış olabilirsin, baban her telefonda küfür ediyor olabilir, içten içe “başarılı” insanları kıskanıyor olabilirsin :P amaa önemli olan senin eksik yönlerini ne kadar gördüğün değil, insanların sana olan sevgilerinden senin eksik yönlerini ne kadar görmedikleridir. Şimdi karmakarışık bu yazı için özür dilemesi gereken kişi benim sanırım… Ne yapayım kafam hep hızlı çalıştı, yakalayabildiğim düşünceleri yazınca durum da biraz karıştı haliyle ;) Kusura bakmayın sevgideğer okurlar….

Bir Cevap Yazın