Mayıs - 27 - 2008

Archive for Mayıs 27th, 2008

CERN’de büyük deney başlamak üzere

Posted by admin On Mayıs - 27 - 2008

Dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma merkezi CERN (avrupa nukleer arastirma organizasyonu) uzun süredir beklenen LHC deneyi için start verildi. İki bin ton ağırlığındaki devasa mıknatıs, Fransa-İsviçre sınırının 100 metre altından geçen 27 kilometre uzunluğundaki tünele yerleştirilecek.

Mıknatısın CERN‘e ait tünele yerleştirilmesi işlemi sabahın erken saatlerinde başladı. İşlem, hiçbir sorun çıkmazsa yaklaşık 11 saat sürecek.

Peki bu deney neyi amaçlıyor ?

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) isimli parçacık hızlandırıcısında, atom çekirdeğindeki protonlar çok yüksek enerjiyle çarpıştırılacak. Şimdiye kadar inşa edilen en büyük ve en yüksek enerjili parçacık hızlandırıcısı olan LHC’deki çarpışma sonucunda ortaya çıkacak parçacıkların evrenin işleyişindeki rolleri incelenecek.

 

LHC’de protonlar, tünelin çevresine de yerleştirilen süper iletken mıknatıs parçaları tarafından yönlendirilecek. Böylece zıt yönlerde dönen iki proton ışını üretilecek. Bilim dünyası, çarpışmalar sonunda şimdiye kadar keşfedilmemiş yeni parçacıkların açığa çıkmasını bekliyor. Deney, evrenin başlangıcını oluşturan “Büyük Patlama”dan (Big Bang) sonra ortaya çıkan büyük enerji yoğunluğunu tekrar yaratarak parçacıkların yine ortaya çıkmasını sağlayacak. Böylece fizik modellerinin temelini oluşturan ve parçacıklara kütle özelliğini veren “Higgs” parçacığı da tekrar ortaya çıkarılıp gözlemlenebilecek. CERN, 12 Avrupa ülkesi tarafından 1954 yılında kurulan ilk parçacık araştırma laboratuvarı.

Ülkemiz maalesef yılda 6-7 milyon $ lık masraftan kaçınarak buraya üye olmamıştır zamanında. Türkiye’nin ne zaman üye olacağı sorusuna ise “zamanı gelince” cevabı verilmiştir.

Anka kuşunun iniş anı

Posted by admin On Mayıs - 27 - 2008

700 milyon kilometre yol katederek 10 aylık yolculuğunun ardından dün Kızıl Gezegen’in Kuzey Kutbuna başarıyla inen uzay aracı Phoenix, 3 aylık görevine başladı. Anka Kuşu’nun görevinin en zorlu bölümü olan iniş anı Mars’ın yörüngesindeki bir uydu tarafından görüntülendi.

Rönesans uydusu tarafından çekilen karede Phoenix paraşütünü açmış halde görülüyor.

Bu görüntünün uydu tarafından tespit edilebilmesinde hem iyi bir planlama hem de şans faktörü etkili oldu.

Anka Kuşu’ndan gelen ilk görüntülerdeyse Kızıl Gezegen’in yüzeyindeki poligon şeklindeki alanlar göze çarpıyor. Anka Kuşu, Mars’ta yaşam olup olmadığına dair araştırmalar yapacak. Robot kolu aracılığıyla Mars yüzeyindeki toprak tabakasını kazarak 10 santimetre derinde olduğu tahmin edilen buz tabakasına ulaşacak.

Gezegende daha önce hiç sıvı halde su bulunup bulunmadığı anlaşılmaya çalışılacak. Zira gezegende yaşam belirtilerinin olması için su bulunması gerektiğine inanılıyor.

Anka Kuşu, yine gezegenden toplayacağı toprak örneklerini de içine yerleştirilen özel laboratuvarda analiz edecek.

Aracın enerjisini sağlayacak güneş panelleri, aracın inişinin havaya savurduğu yoğun toz tabakası yatıştıktan sonra açılmak üzere programlandı.

Mars kaşifi Phoenix, 32 yıldan bu yana Kızıl Gezegen’in yüzeyine başarılı bir motorlu iniş yapmayı başaran ilk uzay aracı.

Bu masa aslında bilgisayar

Posted by admin On Mayıs - 27 - 2008

Pratik tasarımları ile sık sık gündeme gelen bir firma olan XYZ’nin ofisler için önerdiği masa konsepti “masaüstü bilgisayar” kavramını değiştiriyor ve “masaiçi bilgisayar” kavramını ofislere sokmayı hedefliyor.

Görsel olarak oldukça şık bir masa olan bu yeni tasarımın içerisinde komple bir PC barınıyor. Üzerinde ise, yine masaya monte edilmiş ve tasarıma dahil olan bir LCD monitöreden başka hiçbir şey yok. Yani masanızda ya da ayağınızın altında sizi rahatsız eden kablolar ya da hantal cihazlar söz konusu değil…

Terfi edilebilen (işlemci ya da bellek gibi donanım bileşenleri değiştirilebilen) ve güncel donanımları kullanabilen masa-bilgisayarın sol tarafında CD/DVD ve USB çıkışları görülüyor. Donanım terfisi gerektiğinde masanın üst kapağı kaldırılıp içerideki elektronik bileşenlere ulaşmak mümkün oluyor. Nasıl kasanızı açıp içindeki bileşenlere ulaşabiliyorsanız, masa-bilgisayar için de aynı durum geçerli.

chip.com.tr

Sanal motorsiklet

Posted by admin On Mayıs - 27 - 2008

İngiliz araştırmacılar sanal bir motorsiklet geliştirdiler.

Yaratıcısının dediğine göre sanal motorsiklet ile bir monitör arkasından bindiğiniz motorsiklette alıştırma yaparak daha güvenli sürüşler için kendinizi hazırlayabiliyorsunuz.

Dr Stedmon said: “It is going to be a fanatastic research facility for us.

“It’s the first full-sized, moveable simulator that’s linked to a projection screen and reconfigurable software.

“On the simulator we don’t have to worry about the safety of riders or the weather (because it is indoors).”

The bike - built with the chassis of a real Triumph Daytona - is linked to software previously used for car simulators.

A team of four students worked on the project, integrating the bike and software.

The bike leans left and right, pushed by four pneumatic actuators.

A road environment, including traffic, is projected onto a large screen in front of the bike.

Dr Stedmon said subsequent student groups will make further additions, making it more realistic

Knight Online Hayat Offline

Posted by admin On Mayıs - 27 - 2008

Son dönemlerde Türkiye’ de giderek yaygınlaşan oyun çocukları bilgisayar bağımlısı yapıyor..Son dönemlerde Türkiye’ de giderek yaygınlaşan ve çocukları bilgisayar bağımlısı haline getiren Knight Online da gerçek paralarla alışveriş yapılıyor. İnternet kafelerde oyunda kullanılan silahlar, 50-300 YTL arasında satılıyor.

Malezyalı bir bilgisayar tasarımcısı tarafından hazırlanan ve son dönemlerde Türkiye’de giderek yaygınlaşan “Knight Online” adlı oyun, çocukları bilgisayar bağımlısı yapmakla kalmıyor, oyunda kullanılan silahları satın almak için yüklü miktarda para da harcatıyor. Belirli bir sonu olmadığı ve ustasına para kazandırdığı için çocuklar tarafından sürekli oynanan oyunun asosyalleşme gibi tehlikeleri de beraberinde getirdiği belirtildi.

“Knight Online”, çocuklara para kazanma ve sürekli başarı elde etme hırsı kazandırıyor. Online oynanan bu oyunda oyuncular arasında oluşan pazar, bilgisayar karakterlerinin oyunun çok yaygın olduğu yabancı ülkelerde 10 bin dolara kadar yükselen fiyatlarla satılmasına yol açıyor.

İnternetten ücretsiz indirilebilen, dünyanın çeşitli noktalarındaki kişilerle aynı platformda oynanabilen Knight Online’de El Morad (İnsanlar) ve Karus (Orclar) ırklarının kıyasıya savaşı söz konusu. Seçilen karakterle şehirlerin civarında bulunan çeşitli yaratıkları öldürerek sanal para, eşya ve puan kazanmayı amaçlayan oyunda, kazanılan puanlarla seviye yükseltilerek daha güçlü özelliklerelde edilebiliyor. Seviye arttıkça bölüm atlamak için daha çok puan kazanmak zorunda olan oyuncular, sanal paralarla kendilerine silah ve giysi gibi malzemeler de alabiliyor.

Buraya kadar 3 boyutlu oyunlarla altyapısı ve tarzı benzeyen oyunun belirli bir sonu olmaması ve ücretsiz olarak her yaş grubundakibilgisayar kullanıcıları tarafından oynanabilmesi “bilgisayar bağımlılığına” adeta davetiye çıkartıyor.

Birden fazla kişiyle online olarak oynanabilen oyunlarda, sanal evrende bir karakter oluşturup, çeşitli yetenekler ve güçlerle en üst seviyeye ulaşmak hedefleniyor.

KARAKTER VE MALZEMELERİN FİYATI

Oyunda yaratılan karakterlerden silahlara kadar bir çok unsur, sanal platformda paylaşıldığı gibi gerçek para karşılığında da alıcı buluyor. Bu nedenle para kazanma hırsı veren oyun nedeniyle çok sayıdakullanıcı saatlerini bilgisayar karşısında geçirerek, en üst seviyede,güçlü bir karaktere sahip olmayı hedefliyor.

Knight Online’de 60. seviyedeki bir oyuncu karakterini, silahsız ve kıyafetsiz olarak 150-170 YTL arasında, 65. seviyede 300 YTL’ye kadar satabiliyor. Ayrıca, oyunda kullanılan silahların fiyatı 50-300 YTL arasında değişiyor. Silahlar, malzemeler ve karakterler ne kadar sanal olsa da, gerçek paralar kullanılıyor. Bir kullanıcı geliştirdiği karakter için aldığı para karşılığında şifresini ve kodlarını alıcıya veriyor.

Alışveriş çoğunlukla yüz yüze olmasına karşın daha önceden birbirlerini tanıyan kullanıcılar, internet üzerinden de ödeme yapıyor. Ancak, kredi kartı veya internet bankacılığı kullanımı için yaşı uygun olmayanlar, alışveriş için internet kafeleri tercih ediyor.

Dünya üzerinde 3 milyondan fazla online üyesi bulunan oyunda, kullanıcılar üst düzey karakterlere sahip diğer oyuncuların şifrelerini ve kodlarını kırmaya çalışıyor. Bir Türk hackerin bu yöntemle elde ettiği karakterleri satarak on binlerce dolar kazandığı iddia ediliyor.

ASOSYALLEŞME GİBİ TEHLİKELERİ DE BERABERİNDE GETİRİYOR

Özel Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi doktorlarından Psikiyatr Dr. İbrahim Bilgen, günümüzde yaygınlaşan internet ve bilgisayar kullanımıyla çok sayıda çocukta dürtü denetim bozukluğunun gözlendiğini belirtti. Bilgen, çocukların adeta bilgisayar oyunlarının içine hapsolduğunu, sanal dünyanın içinden çıkamaz halde saatlerce ekran karşısında durduğunu söyledi. Birçok bilgisayar oyunu gibi “Knight Online”nin de çocuklarda bağımlılık yaratabileceğini ifade eden Bilgen, şunları kaydetti:
“Çocuklar, bu oyunlar karşısında asosyal bir yapıya sahip oluyor. Annesinin odasına bıraktığı yemeğin bile farkına varmadan yaklaşık 48 saat oyun oynamış bir çocuğun ailesi ilk kez yardım için geldiğinde önce şaşırdım. Ancak, son dönemlerde bu tip şikayetler giderek artmaya başladı. Çocuklar odadan çıkmaya, hatta su, tuvalet gibi ihtiyaçlarınıbile karşılamaya gerek duymuyor. Yarattığı sanal dünya içinde kendine yer edinmeye çalışıyor. Özellikle çocuklar, yüz yüze iletişim yerine sanal dünyayı tercih ediyor. Bilgisayar kullanıcıları, tüm gün ve gecebilgisayar başından kalkmadan oyundaki karakterini yöneten, hayattan kopuk kişiler haline geliyor.”

Bilgen, çekingen ve sosyal ortamdan uzak duran bu çocukların, sosyal anksiyete rahatsızlığına sahip olduğunu, internet ve online oyunları bağımlılık halinde kullandığını anlattı.

İbrahim Bilgen, ailelerin belli bir ölçüde bu tip oyunlara kısıtlama getirmesi gerektiğini, çocukların sosyal aktivitelere motive edilmesinin bilgisayardan uzaklaşmanın en önemli yolu olduğunu söyledi.

Geri Dönüşümlü NOKIA REMADE

Posted by admin On Mayıs - 27 - 2008

Tamamen geri kazanılmış maddelerden üretilen Nokia Remade sadece bir konsept yani fonksiyonelliği bulunmuyor. Ancak Nokia’nın böyle bir çalışma yapması ileride telefonun gerçek bir ürün olarak raflarda yerini alacağına işaret ediyor.

Tasarımın arkasındaki fikir, hiçbir yeni malzeme kullanmadan cihaz yaratmanın mümkün olup olmayacağını görmekti. Doğal kaynaklara ihtiyacı ortadan kaldıran, çöp miktarını azaltan ve enerji etkin üretimin daha fazla yapılmasına imkan veren, geri dönüştürülmüş malzemeler kullanılarak tasarlandı.
Telefonda hiçbir sıfırdan kullanılan malzeme yer almamış. Geri dönüşümlü ve organik içerikli materyaller kullanılmış. Nokia Remade’in kasası, teneke içecek kutularından geri kazanılan alüminyumdan yapılmış. Plastik tuşlarsa eski araba lastiklerinden imal edilmiş.
Nokia Remade sadece yapısında değil kullanımında da çevreci olacak. Ekranın enerjiden tasarruf etmesi için özel tasarlanacağı söyleniyor.
Sayfa 1 / 3123»

KP Video


Gelecekte evler neye benzeyecek diye merak edenler için mükemmel bir video.Panasonic tarafından geliştirilen bu hayat duvarı-life wall kavramı ile evlerimiz sadece barınma veya benzeri görevlerinin çok daha fazlasını yerine getircek.
Diğer Videolar

Üye Girişi