PTSB-TSSB Travmatik Stres Bozukluğu

Son günlerde ismini oldukça duymaya başladığımız bu kavram üstüne biraz bilgi vereyim istedim.Özellikle normal dışı olaylardan sonra çıkan bu durumlar hakkında daha çok şey öğrenin.

Travmatik stres bozuklugu, yasamda ani ve sok verici bir olay oldugunda
meydana gelir. Bu olaylar örnegin; savas, iskence, dövüs, zor trafik kazalari,
dogal afet deprem, sel baskını, kasirga gibi. Böyle durumlarda kisi yada
yakinlari ölüm tehlikesinde, ve durum kontrol edilecek durumda degil. Böyle
durumlarda siddetli yardim edememe duygusu, korku ve dehset bu duruma
baglidir.

Kisi bu stres bozuklugu acisini çekiyorsa, dehset verici olaylar sık sık aklina
gelir ve buda o kisideki sikintiyi biraz daha fazlalastirir. Devamli tekrarlanilan
kabuslar geneldir. Ayni olaylar tekrardan zor bir sekilde yasanila bilinir, buda
gerçek olmayan hislerden olusabilir.

Travmatik stres bozuklugunu yasayan kisi, sık sık travmayı hatirlatan olaylari
çok sıkıcı bulur ve bunlardan kaçinmaya çalisir. Bu da sosyal hayatı
sinirlandirabilir. Bazen kisi travmatik olaylarinin hatirlamasinda zorluk çeker ki
sanki aklindan bu olaylar silmis gibi olur. Bu stres genellikle kisinin diger
insanlarla olmasinda zorluk çeker, hatta bu insanlar ona yabanci gelebilir yada
bu insanlardan korkar. Bu hastaligi çeken, sicak hisleri hissetmesinde zorluk
çeker, yasami normalinden daha umutsuz görür. Bazen çok normal olaylari
yapmak zor olabilir. Örnegin sokagi geçmek, yemek yemek gibi.

Uyku uyuma zorlugu da bu travmatik stres zorluguna baglidir. Kisi uykuya
dalmada zorluk çekebilir veya kolayca uyanabilir. Konsantre zorluklari ve
kizgin olma durumlari geneldir. Kisi sik sik gergin olur ve çevresine karsi
tetikte olur, artik buna ihtiyaç olmasa bile. Kisi birinin onu izledigi sanabilir
veya hissedebilir. Bazen de kisi çok kolayca kizabilir yada korkabilir, örnegin
yüksek seslerden. Öbür yandan stres fiziki agrilara sebep olabilir. Mide
agrilari, gögüs ve bas agrilari gibi. Travmatik stres bozuklugunu çeken kiside
depresyon safhalari da olagandir.

Zor travmatik olaylardan sonra, yukarida tasvir edilen belirtiler olagandir.
Travmatik olaylardan sonra, belirtiler bir ay sürmüsse, sorun travmatik stres
bozuklugudur. Bazen bu belirtiler kaybolur ve hayatin bir safhasinda tekrar
baslar. Stres bozuklugu sosyal hayatin üstünden gelmeyi engelleyebilir ve buda
insan iliskilerini rahatsiz edebilir.

“Travma” Nedir?

• Günlük rutin işleyişi bozan,
• Aniden – beklenmedik bir şekilde gelişen,
• Dehşet, kaygı ve panik yaratan,
• Kişinin anlamlandırma süreçlerini bozan
olaylar, travmatik yaşantılar olarak
tanımlanabilir.
Kişi gerçek bir tehditle karşılaştığını
algılamışsa,
• Fiziksel zarar gördüyse veya tanık
olduysa;
• Bu esnada da aşırı derecede korku,
çaresizlik ve dehşet hissetmişse,
• Bu durum kişi için travmatik bir yaşantı
olarak tanımlanabilir.
Eğer bir olayda;
• Yaşama tehdit,
• Vücudun bütünlüğüne tehdit,
• En sevdiklerimize tehdit,
• İnanç sistemlerimize tehdit söz konusuysa
bu olay kişi için travmatik bir yaşantıdır.
Yaşanmış olan bir trafik kazası,
• Doğal afet – deprem ya da sel -,
• Taciz,
• Daha zorlayıcı bir yaşantı,
• On beş yıllık evlilikte atılmış olan ilk tokat
bu konuya örnek oluşturabilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu
(TSSB) Nedir?

• Yaşanan travmatik bir olay sonrasında
neredeyse herkes “stres tepkileri” gösterir.
• Yaşanan olayın kendisinin olağanüstü
olduğu bir durumda gösterilen bu stres
tepkilerinin, bir dönem için, “Anormal bir
olaya verilen normal tepkiler” olarak
görülmesi gerekmektedir.
• Bunların süreklilik göstermesi durumunda
TSSB adını alır.
Yaşanan bir afet sonrası mağdurların
yaklaşık %10-15’i olaydan çok kısa bir
süre sonra toparlanır, olayın etkileriyle
başa çıkabilir ve hatta “lider” rolü
üstlenebilir.
• Yaklaşık %70 gibi bir bölümü ise olaydan
etkilenir ve “stres tepkileri” gösterir.

Travmatik Stress Tepkileri

A. Fiziksel Tepkiler

A. Mide bulantısı, kusma vb. sorunlar
B. Yorgunluk,
C. Çarpıntı,
D. Göğüs ağrısı,
E. Titreme,
F. Baygınlık hissi,
G. Baş dönmesi
H. Baş ağrıları

B. Duygusal Tepkiler

A. Kaygılı olma
B. Üzüntü
C. Depresif duygu durumu
D. İnkar
E. Korku
F. Suçluluk
G. Panik
H. Hayal kırıklığı
I. Kızgınlık

C. Zihinsel Tepkiler

A. İlk Şok
B. Bellekle ilgili sorunlar
C. Dikkatsizlik
D. Kabuslar
E. Araya giren
düşünceler
F. Yönünü bulamama
G. Eskileri
hatırlayamama
H. Sorun çözememe
I. Yanlış kararlar
J. Uyku bozuklukları

D. Davranışsal Tepkiler

A. Kendini geri çekme,
B. Yerinde duramama, kıpır kıpır olma,
C. Ani davranışlar,
D. Alkol ve madde alımı,
E. Çabuk tepki verme,
F. Başkalarını suçlama,
G. Yeme sorunları,
H. Kolayca korkma,

E. Sosyal Tepkiler

A. İş-okul, arkadaşlık ve evlilik ilişkilerinde
sorunlar,
B. İnsanlardan uzaklaşma,
C. Aşırı yargılayıcı ve suçlayıcı olma,
D. Her şeyi kontrol altında tutma isteği,

Travma sonrasında…

• Bir kısmı “sorumlulara” yönlendirilmiş
ancak büyük bölümü hedefe
yönlendirilmemiş yoğun bir öfke,
• Varsa kayıplara ilişkin yoğun bir üzüntü,
• Olayın tekrarlanabileceğine dair yoğun
korku hissi vardır.
• Travmatik olay yaşayan neredeyse herkes
“stres tepkileri” gösterir ama bu herkesin
“hasta olduğu” ya da uzun süreli
rahatsızlık yaşayacağı anlamına gelmez.
Kişilerin vermiş oldukları “stres tepkileri”nin
uzun ya da kısa süreli olması, kendilerine
verilebilen destekle doğru orantılıdır.
• Travmatik bir süreç ya da yoğun stres
yaratan bir kriz dönemi geçiren birçok
insan problemler yaşayabilir. Bir süre
sonra bu kişilerin birçoğu bu
problemlerden büyük ölçüde kurtulabilir ve
hatta eskisine göre daha da
güçlenebilirler. %10-15 gibi bir bölüm ise
travmatik olaylardan uzun süreli olarak
etkilenir.
• Yaklaşık olarak verilen bu oranlar insan
eliyle oluşan travmatik olaylarda daha
farklı oluşmaktadır. Her üç kişiden biri,
hayatlarının belli bir evresinde, travmatik
bir olaya maruz kalır. TSSB bunlardan %
10-15’ini etkilemektedir. Bununla birlikte
çoğu kişi TSSB yaşasa bile, bu konuda bir
yardım almamıştır.

DSM-IV Tanı Ölçütleri

A. Kişi aşağıdaki her iki durumu da
içeren bir travmatik olaya maruz
kalmıştır:

1. Kişi gerçek ölüm veya ölüm tehdidi, veya
ciddi yaralanma, veya kendi veya
başkalarının beden bütünlüğünü tehdit
eden tehlikeli bir olay veya olaylar
yaşamış, şahit olmuş veya karşılaşmıştır,
2. Kişi yoğun korku, çaresizlik veya dehşet
duyguları yaşamıştır.

B. Travmatik olay aşağıdaki bir (ya da
daha çok) yolla sürekli yeniden
yaşanmıştır:

1. Olayın düşünceler, şekiller, anımsamalar
ile tekrarlayıcı, zorlayıcı ve acı veren
şekilde hatırlanması. Not: Küçük
çocuklarda travmanın çeşitli yönlerini ve
temalarını içeren tekrarlanan oyunlar
olabilir.
2. Olayın acı veren tekrarlayan rüyalarla
görülmesi. Not: Çocuklarda,
tanımlanamayan içerikli korkutucu
rüyalar olabilir.
3. Travmatik olay tekrarlıyormuş gibi
davranma veya hissetme ( olayı yeniden
yaşama duygusu, illüzyonlar,
halusinasyonlar, uyanırken veya
alkollüyken olanlar da dahil dissosiyatif
feedback atakları). Not: Küçük
çocuklarda travmaya özel reenactmentyeniden
yaşanma görülebilir.
4. Travmatik olayı sembolize eden veya
temsil eden iç veya dış uyaranlarla
karşılaşıldığında yoğun psikolojik sıkıntı
çekilmesi.
5. Travmatik olayı sembolize eden veya
temsil eden iç veya dış uyaranlarla
karşılaşıldığında fizyolojik tepki gösterme

C. Aşağıdakilerden en az üçüyle
tanımlanan, travmayla ilişkili
uyaranlardan sürekli kaçınma ve
(travmadan önce olmayan) bir genel
yanıtsızlık, hissizlik durumu:

1. Düşünceler, duygular, veya travmayla
ilgili konuşmalardan kaçınma
2. Travmayı anımsatıcı aktiviteler, yerler,
insanlardan uzak durma çabası,
3. Travmanın önemli bir bölümünü
anımsayamama
4. Belirli aktivitelere katılımda ilginin belirgin
azalması
5. Diğer insanlardan uzaklaşma,
yabancılaşma
6. Duygusal kısıtlılık (örn. sevgi
duygularının hissedilmemesi)
7. Geleceğinin kısıtlandığı duygusu
(gelecek, evlilik, çocuk veya normal
hayat sürdürme umudunun olmayışı),

D. (Travmadan önce var olmayan)
Sürekli aşırı uyarılma durumundan iki
veya daha fazlasının bulunması:

1. Uykuya dalmada veya sürdürmede
güçlük
2. İrritabilite veya öfke patlamaları
3. Konsantrasyon güçlüğü
4. Tetikte olma
5. Abartılı irkilme yanıtı
E. B,C ve D tanı ölçütlerindeki
semptomların 1 aydan daha fazla
sürmesi

F. Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir
sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki
alanlarda ya da işlevselliğin önemli
diğer alanlarında bozulmaya neden
olur.

You May Also Like

About the Author: t4h4bx

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir